Ara ara okuma sıramı bozsam bile geri yeniden okuma listeme dönmeyi biliyorum. İki yıl önce edindiğim bir kitap olan Vedat Türkali, Bitti Bitti Bitmedi kitabı ayrıntı yayınlarından çıkmış. Genelde ayrıntı yayınlarının kitapları hoşuma gidiyor. Alternatif yayınlar.
Vedat Türkali' de uzun zamandan beri okumak incelemek istediğim bir yazardı. Sırada ki okuyacağım kitapları Güven ve Komünist.
Kitabımıza dönersek Diyarbakır Ceza evinde geçen günlerini unutmaya çalışan Murat' ın yeni bir hayat kurma çabası.
Hikaye anlatılırken Ermeni ve Kürt olaylarına da değinilmiş.
Dilin yalınlığına karşın anlatırken iç konuşmalar, diyaloglar birbirine karışıyor. Dikkat gereken bir okumaya ihtiyaç var.
Anlatılan gerçek olayların gerçekliği tarihi kaynaklara bakılarak pekiştirilmesinde yarar var gibi görüyorum.
Son olarak Bir Anlık Gecikme adlı Tevfik Fikret şiiri bu kitabın benim için kazanımı olmuştur.
Alıntılar
Dünya tatlı da birbirine çirkin yazgılar oluşturmak için insanlar yaratıyor tatsızlıkları.
Gemiler de ne güzel kayıp gidiyor mavilikte.
Hele dövmeye kalkışırsam barışmak için de dövüşürüm.
Bitti Bitti Bitmedi
Vedat Türkali
Ayrıntı Yayınları
190 sayfa
11 Haziran 2016 Cumartesi
6 Haziran 2016 Pazartesi
Attila Şenkon - Sustum duydun mu?
Takvimler Ramazan ayını gösterdi. Bugün 1.
Diğer ramazanlardan biraz farklı tam havasına, doğasına giremedim. Gerçi günlük hayatta tansiyonun düştüğü belli oluyor. Caddeler, sokaklar boş.Telaş azalmış.
Problem kendimle ilgili sanırım, neyse umarım toplarım.
Tavsiye üzerine okuduğum kitaplardan Attila Şenkon' un Sustum Duydun mu? adlı hikaye kitabı.
Çok hoş bir kitap, hatta son zamanlarda okuduğum iyilerden biri. Dili kuvvetli.
Hikayelerin ana teması aldatma, aldanma.
Çarpıcı, sıradanlığın ilginç anlatışı.
Okumasaydım kayıptaydım kategorisinde bir kitap.
Çok fazla alıntı yapamadığım bir kitap olsa da.
Alıntılar
Boş konuşanlara inat, dolu dolu susardı.
Tırnak cefadan , saç sefadan uzarmış.
Sustum Duydun mu?
Attila Şenkon
Turkuvaz Kitapçılık
93 sayfa
Diğer ramazanlardan biraz farklı tam havasına, doğasına giremedim. Gerçi günlük hayatta tansiyonun düştüğü belli oluyor. Caddeler, sokaklar boş.Telaş azalmış.
Problem kendimle ilgili sanırım, neyse umarım toplarım.
Tavsiye üzerine okuduğum kitaplardan Attila Şenkon' un Sustum Duydun mu? adlı hikaye kitabı.
Çok hoş bir kitap, hatta son zamanlarda okuduğum iyilerden biri. Dili kuvvetli.
Hikayelerin ana teması aldatma, aldanma.
Çarpıcı, sıradanlığın ilginç anlatışı.
Okumasaydım kayıptaydım kategorisinde bir kitap.
Çok fazla alıntı yapamadığım bir kitap olsa da.
Alıntılar
Boş konuşanlara inat, dolu dolu susardı.
Tırnak cefadan , saç sefadan uzarmış.
Sustum Duydun mu?
Attila Şenkon
Turkuvaz Kitapçılık
93 sayfa
4 Haziran 2016 Cumartesi
Vural Yıldırım - Müzik Felsefesine Giriş
Geçen yazılarımda yazdığım yoğun günlerin bir sonucu olarak yaz nezlesine yakaladım. Gözüm şapır şapır akıyor. Odaklanma problemi üst seviyede. Üç boyut yetimde zayıfladı :)
Yine de boş kaldığım zamanlarda uzun zamandan beri okumak istediğim Müzik Felsefesine Giriş kitabını okuma fırsatım oldu.
Temel başlıklar halinde müzik olgusunu yorumlayan, ayrıştırıp açıklayan yazarlar, çok geniş bir konuyu ele aldıkları için, biraz konular arası sıçramalar olmuş.
Tam konular oturmadan kafada diğerine geçilmiş. Gerçi kitabın ön sözünde tembel bir okurdan ziyade bu düşünme sürecine katılan bir okur beklentisi var. O çerçevede bakıldığında faydalı bir kitap. Şöyle ki ben tekrar okunacaklar listesine aldım. Yazarların bahsettiği bir iki konununda üzerine düşmeyi, kendi düşüncelerimi yazmayı planlıyorum.
İmla hatalarının olduğu, basım kalitesinin pek yüksek olmadığı bir yayın olmuş. Kapak sade. Daha iyisi olabilirdi.
Kaynakça da bana biraz az geldi. Demek ki o kadarmış.
Alıntılar
Müzik ancak zihinde duyumsanır.
Felsefenin çalışma alanları içinde müziğe en yakın olan estetiktir.
Müzik doğaya olan özlemi mi dile getirmeye çalışmaktadır?
Müziği anlamak, politik bilinci tetikler.
Düşünce ve beğeni ortaya çıkarak müzik estetiği oluşur.
Bugün sanatın görevi kaosa düzen getirmektir.
Sesi aramayın o sizi bulur.
Sessizlik hali varlıkla ilişki kurduğumuz en temel andır.
Halk müziği halk tarafından üretilmemekte, halka satılmak için üretilmektedir.
Toplumu algılamayan onu dönüştürmeyi düşünemez.
Söz gerçek, anlam ütopyadır.
Müzik üzerine düşünmek bireyi kendinden haberdar eder.
Müzik Felsefesine Giriş
Vural Yıldırım
Tarkan Koç
Bağlam Yayıncılık
104 sayfa
Yine de boş kaldığım zamanlarda uzun zamandan beri okumak istediğim Müzik Felsefesine Giriş kitabını okuma fırsatım oldu.
Temel başlıklar halinde müzik olgusunu yorumlayan, ayrıştırıp açıklayan yazarlar, çok geniş bir konuyu ele aldıkları için, biraz konular arası sıçramalar olmuş.
Tam konular oturmadan kafada diğerine geçilmiş. Gerçi kitabın ön sözünde tembel bir okurdan ziyade bu düşünme sürecine katılan bir okur beklentisi var. O çerçevede bakıldığında faydalı bir kitap. Şöyle ki ben tekrar okunacaklar listesine aldım. Yazarların bahsettiği bir iki konununda üzerine düşmeyi, kendi düşüncelerimi yazmayı planlıyorum.
İmla hatalarının olduğu, basım kalitesinin pek yüksek olmadığı bir yayın olmuş. Kapak sade. Daha iyisi olabilirdi.
Kaynakça da bana biraz az geldi. Demek ki o kadarmış.
Alıntılar
Müzik ancak zihinde duyumsanır.
Felsefenin çalışma alanları içinde müziğe en yakın olan estetiktir.
Müzik doğaya olan özlemi mi dile getirmeye çalışmaktadır?
Müziği anlamak, politik bilinci tetikler.
Düşünce ve beğeni ortaya çıkarak müzik estetiği oluşur.
Bugün sanatın görevi kaosa düzen getirmektir.
Sesi aramayın o sizi bulur.
Sessizlik hali varlıkla ilişki kurduğumuz en temel andır.
Halk müziği halk tarafından üretilmemekte, halka satılmak için üretilmektedir.
Toplumu algılamayan onu dönüştürmeyi düşünemez.
Söz gerçek, anlam ütopyadır.
Müzik üzerine düşünmek bireyi kendinden haberdar eder.
Müzik Felsefesine Giriş
Vural Yıldırım
Tarkan Koç
Bağlam Yayıncılık
104 sayfa
1 Haziran 2016 Çarşamba
Dinçer Yıldız - Bilincin Işığında Müzik
Ihlamur mevsimi bir de bu ay. Ne güzel.
Yakında Beşiktaş' daki ıhlamur kasrına gideceğim. Biraz ıhlamur kokusu dolsun ciğerlerime.
Yumuşak bir kokusu varmış gibi gözükür ıhlamurun, biraz daha sıklaşınca burnunuzun direğini sızlatır.
Arabanın camını açarak geçerim, ıhlamurların yanından koltuk, döşeme, torpido da faydalansın diye.
Kitabımıza dönersek Mayıs ayından Haziran ayına sarkan bir kitap oldu benim için. Çoğunu seyahat esnasında okudum. Bölüm bölüm gazetede çıkan yazıların derlemesi olduğu için okuması da kolay oldu.
Kitabın dili temel müzik bilgisine sahipler için gayet uygun. Hiç müzik bilgisi yoksa biraz yorar.
Bir de yazarın kendi dünya görüşüyle ilgili yazıları da ilgi çekici. Sanata bakış açısı.
Fazıl Say hakkında ki yorumu da ilginç.
Okuyan çok şey katacak bir kitap bence.
Yalnız imla kurallarına pek uymamışlar. Şu her şey 'in yazımını bir tuttursak gerisi gelecek gibi.
Alıntılar
Özgürlük, bilincine varılmış, zorunluluktur.
Tanrı onları estetik mahkemesinde yargılayacaktır.
Bütün kentleriniz yok oldu şimdi ne yapacaksınız?
Goethe ve Beethoven ile ayakta kalacağız.
Utanma devrimci bir duygudur. Marx
Müziğin özü metafiziksel bir kaynaktan gelir.
Amacım damlayı okyanusa karıştırmak.
Besteci kalıcı ve ölümsüz , yorumcu geçici ve ölümlüdür.
Estetik düşüklüğün olduğu yerde, sevgi de kaybolur.
Kontrpuan: Notaya karşı nota.
Türk bestecilerin eksikliği tanıtımdır.
Bilincin ışığında müzik
Dinçer Yıldız
Yurtrenkleri yayınevi
240 sayfa
Yakında Beşiktaş' daki ıhlamur kasrına gideceğim. Biraz ıhlamur kokusu dolsun ciğerlerime.
Yumuşak bir kokusu varmış gibi gözükür ıhlamurun, biraz daha sıklaşınca burnunuzun direğini sızlatır.
Arabanın camını açarak geçerim, ıhlamurların yanından koltuk, döşeme, torpido da faydalansın diye.
Kitabımıza dönersek Mayıs ayından Haziran ayına sarkan bir kitap oldu benim için. Çoğunu seyahat esnasında okudum. Bölüm bölüm gazetede çıkan yazıların derlemesi olduğu için okuması da kolay oldu.
Kitabın dili temel müzik bilgisine sahipler için gayet uygun. Hiç müzik bilgisi yoksa biraz yorar.
Bir de yazarın kendi dünya görüşüyle ilgili yazıları da ilgi çekici. Sanata bakış açısı.
Fazıl Say hakkında ki yorumu da ilginç.
Okuyan çok şey katacak bir kitap bence.
Yalnız imla kurallarına pek uymamışlar. Şu her şey 'in yazımını bir tuttursak gerisi gelecek gibi.
Alıntılar
Özgürlük, bilincine varılmış, zorunluluktur.
Tanrı onları estetik mahkemesinde yargılayacaktır.
Bütün kentleriniz yok oldu şimdi ne yapacaksınız?
Goethe ve Beethoven ile ayakta kalacağız.
Utanma devrimci bir duygudur. Marx
Müziğin özü metafiziksel bir kaynaktan gelir.
Amacım damlayı okyanusa karıştırmak.
Besteci kalıcı ve ölümsüz , yorumcu geçici ve ölümlüdür.
Estetik düşüklüğün olduğu yerde, sevgi de kaybolur.
Kontrpuan: Notaya karşı nota.
Türk bestecilerin eksikliği tanıtımdır.
Bilincin ışığında müzik
Dinçer Yıldız
Yurtrenkleri yayınevi
240 sayfa
30 Mayıs 2016 Pazartesi
Ahmet Say - Müzik Tarihi
O kadar yoğun bir ay geçirdim ki dolu doluydu. Neler yapmadım neler. Hala da yoğunluk devam ediyor. Bu arada bir iki kitap anca okuyabildim. Kitap da Ahmet Say Müzik Tarihi olunca uzun sürdü biraz.
Ahmet Say'ın birkaç kitabını daha okudum hatta başucumda kaynak kitap olarak durmakta. Müzik tarihi kitabı da bunlardan biri, çok iyi gerçekten. Anlatımı, sırası ilgi çekici ve kitabın tekdüzeliğe girmesini önlüyor. Sayfa sayısının çokluğu sizi korkutmasın su gibi gidiyor.
Kitapta yer alan örnek, notalar, resimler gerçekten ustaca ve yerinde.
Olumsuz yanı yok mu bence çalgı bilgisi anlamında biraz daha bilgi verilebilirdi. Ülke ekollerine de az yer verildiği düşüncesindeyim. Gerçi kitabın sayısı binlere dayanırdı ama dayansın bence de Müzik Tarihi dersi konservatuvarlarda tüm dönemlerde rastlayabileceğiniz bir derstir veya öyle bir ders olmalıdır.
Alıntılar
Rusların müzik ve edebiyat başarısı ezgin bir toplum olmamasındandır.
Yeni müziğin getirdiği, çirkin müzik de olmaktadır.
Sanat çirkin olanı da anlatmalı.
Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmayış durumundan kurtulup aklını kendisi için kullanmaya başlamasıdır.
Aslında müzik tarihi dizonansların bağımsızlığa doğru ilerledikleri yolun tarihidir.
Danslar halktani kırsaldan saraya girmiştir.
Yunanlılar sesin titreşimden oluştuğunu bulmuşlardır.
Ahmet Say
Müzik Tarihi
Müzik Ansiklopedisi Yayınları
545 Sayfa
Ahmet Say'ın birkaç kitabını daha okudum hatta başucumda kaynak kitap olarak durmakta. Müzik tarihi kitabı da bunlardan biri, çok iyi gerçekten. Anlatımı, sırası ilgi çekici ve kitabın tekdüzeliğe girmesini önlüyor. Sayfa sayısının çokluğu sizi korkutmasın su gibi gidiyor.
Kitapta yer alan örnek, notalar, resimler gerçekten ustaca ve yerinde.
Olumsuz yanı yok mu bence çalgı bilgisi anlamında biraz daha bilgi verilebilirdi. Ülke ekollerine de az yer verildiği düşüncesindeyim. Gerçi kitabın sayısı binlere dayanırdı ama dayansın bence de Müzik Tarihi dersi konservatuvarlarda tüm dönemlerde rastlayabileceğiniz bir derstir veya öyle bir ders olmalıdır.
Alıntılar
Rusların müzik ve edebiyat başarısı ezgin bir toplum olmamasındandır.
Yeni müziğin getirdiği, çirkin müzik de olmaktadır.
Sanat çirkin olanı da anlatmalı.
Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmayış durumundan kurtulup aklını kendisi için kullanmaya başlamasıdır.
Aslında müzik tarihi dizonansların bağımsızlığa doğru ilerledikleri yolun tarihidir.
Danslar halktani kırsaldan saraya girmiştir.
Yunanlılar sesin titreşimden oluştuğunu bulmuşlardır.
Ahmet Say
Müzik Tarihi
Müzik Ansiklopedisi Yayınları
545 Sayfa
8 Nisan 2016 Cuma
Enrico Fubini - Müzikte Estetik
Müziğe olan ilgim ve alakam ortadır. Kendimi müzikte geliştirme adı altında çalışmalarım devam ediyor.
Seminer, paneli sohbet, konser, söyleşi kaçırmadan takip etmeye çalışıyorum.
Okumalarımdan biri de Enrico Fubini'nin Müzikte Estetik kitabıdır.
Bir çırpıda diyemeyeceğim 140 sayfalık kitabı bir haftada anca bitirdim. Dili çok ağır bir kitap.
Hele ki müziğe karşı biraz mesafeliyseniz veya özel bir çabanız yoksa ağır gelecek, ilerlemeyecek bir kitap.
Çeviriyi Fırat Genç yapmış, işin açıkçası ben pek beğenemedim. Çok ağır. 3 satır cümle mi olur, hele ki bir sayfada uzun cümle sayısı fazlaysa konu da ağır. Çok fazla emek gerek kitabı anlamak, değerlendirmek için.
Müzikte Estetik, isminden de anlaşılacağı gibi derya deniz bir konu. Ucu bucağı olmayan nereden tutulacağı belirsiz. Buna rağmen müzik tarihiyle karışık bir anlatımla okuyuculara hissettirmeden temel kavramları, bakışları, görüşleri, isimleri, tarihleri vermesi açısından önemli bir çalışma.
Müzikte Estetik nedir? Müzikte estetiğe giriş gibi başlıklar olabilir.
Çok faydalandığım. Kitabı okumadan önce ve kitabı okumadan sonra ki Ahmet, farklı diyebilirim.
Sonuç kısmında ise kitabı olmasa bile fikrini özetlemiş. :)
Alıntılar
Müzik 18. y.y. sonlarına kadar aşağı bir sanattır.
Müzik yüzyıllar boyu Batı uygarlığı içinde şiirle sıkı bir birliktelik içinde gelişti.
Müzik ve şiir mekan değil, zaman sanatıdır.
Her müzisyen kuşağı her şeyden çok ustalarını model alır.
Müzik tarihi sesleri anlatır.
Doğanın nerede bitip kültürün nerede başladığını bilmek imkansızdır.
Müziğin armonisi aynı zamanda evrenin armonisine denk düşer.
Müzikte bir haz olmalı, üzüntüyü def etmeli.
Müziğin anlamı kendi içindedir, esas olarak bir bekleyişin ürünüdür.
Müzik insani duyguları insaüstü biçimde boyar.
Müzik, insanları iyi,nazik ve her şeye hazırlıklı kılar.
Müzikte Estetik
Enrico Fubini
Çeviri: Fırat Genç
Dost kitabevi
Seminer, paneli sohbet, konser, söyleşi kaçırmadan takip etmeye çalışıyorum.
Okumalarımdan biri de Enrico Fubini'nin Müzikte Estetik kitabıdır.
Bir çırpıda diyemeyeceğim 140 sayfalık kitabı bir haftada anca bitirdim. Dili çok ağır bir kitap.
Hele ki müziğe karşı biraz mesafeliyseniz veya özel bir çabanız yoksa ağır gelecek, ilerlemeyecek bir kitap.
Çeviriyi Fırat Genç yapmış, işin açıkçası ben pek beğenemedim. Çok ağır. 3 satır cümle mi olur, hele ki bir sayfada uzun cümle sayısı fazlaysa konu da ağır. Çok fazla emek gerek kitabı anlamak, değerlendirmek için.
Müzikte Estetik, isminden de anlaşılacağı gibi derya deniz bir konu. Ucu bucağı olmayan nereden tutulacağı belirsiz. Buna rağmen müzik tarihiyle karışık bir anlatımla okuyuculara hissettirmeden temel kavramları, bakışları, görüşleri, isimleri, tarihleri vermesi açısından önemli bir çalışma.
Müzikte Estetik nedir? Müzikte estetiğe giriş gibi başlıklar olabilir.
Çok faydalandığım. Kitabı okumadan önce ve kitabı okumadan sonra ki Ahmet, farklı diyebilirim.
Sonuç kısmında ise kitabı olmasa bile fikrini özetlemiş. :)
Alıntılar
Müzik 18. y.y. sonlarına kadar aşağı bir sanattır.
Müzik yüzyıllar boyu Batı uygarlığı içinde şiirle sıkı bir birliktelik içinde gelişti.
Müzik ve şiir mekan değil, zaman sanatıdır.
Her müzisyen kuşağı her şeyden çok ustalarını model alır.
Müzik tarihi sesleri anlatır.
Doğanın nerede bitip kültürün nerede başladığını bilmek imkansızdır.
Müziğin armonisi aynı zamanda evrenin armonisine denk düşer.
Müzikte bir haz olmalı, üzüntüyü def etmeli.
Müziğin anlamı kendi içindedir, esas olarak bir bekleyişin ürünüdür.
Müzik insani duyguları insaüstü biçimde boyar.
Müzik, insanları iyi,nazik ve her şeye hazırlıklı kılar.
Müzikte Estetik
Enrico Fubini
Çeviri: Fırat Genç
Dost kitabevi
4 Nisan 2016 Pazartesi
Seda Baştuğ Şen - Piyano tekniğinin Biyomekanik Temeli
Bu aralar biraz fazla kitaplara yüklendim. Doldurayım diyorum biraz belleği.
Bu kitaplardan biri de Piyano Tekniğinin Biyomekanik Temeli adlı, piyano çalmadan doğan
rahatsızlık ve sakatlıkları önleme yolu amaçlı çalışma. Yazarı piyanist ve eğitmen
Seda Baştuğ Şen.
rahatsızlık ve sakatlıkları önleme yolu amaçlı çalışma. Yazarı piyanist ve eğitmen
Seda Baştuğ Şen.
Bilimsel makalelerden, etütlerden, metotlardan yararlanarak yapılmış, faydalı bir kitap.
Okuyucunun müzik ufkunu açan sadece piyanoyla sınırla kalmayıp diğer çalgılar için de
kılavuz yerine geçen bir anlatım.
kılavuz yerine geçen bir anlatım.
Sadece kaynaklar kısmı bile sağlam bir müzik kültürü oluşturmanız için yetip artacak bir kitap.
Pan yayınlarında çıkmış, Pan yayınlarının müziğe katkısı gerçekten takdire, ilgiye değer.
Akordeon hakkında geçen küçük bir pasajı sizinle paylaşmak isterim.
” Bilindiği gibi düşey klavyesi olan akordeon, kolun anatomisine daha uygundur. Zira kol, anatomistlerin sıfır pozisyonu
dedikleri pozisyondadır ve bu pozisyon piyanistin çalarken aldığı pozisyondan farklıdır.”
dedikleri pozisyondadır ve bu pozisyon piyanistin çalarken aldığı pozisyondan farklıdır.”
Yani akordeonu çalarken kol pozisyonumuz vücudumuzun doğasına daha uygundur. Dolayısıyla yorulmalar, efor daha az olur.
Piyanistin nihayetinde ulaşmak istediği budur.
Kitapta bu tip kol pozisyonlarından,duruştan, fiziksel ve ruhsal açıdan hazırlıktan bahsedilmektedir.
Kitaptan yaptığım alıntılar:
* Bir partüsyonda esas dışında her şey yazılıdır.
* Müzikte bilgiye ve ustalığa giden yolda kestirmeler yoktur.
* Fiziksel planda piyanistin, insanı , piyanistik organlarını tanıması beyinsel kontrolü ele geçirmesi
anlamına gelir.
* Fiziksel planda piyanistin, insanı , piyanistik organlarını tanıması beyinsel kontrolü ele geçirmesi
anlamına gelir.
*Piyano çaldığınız zaman önemli olan kasların gevşemesidir.
* Önemli olan hareketi yüzlerce kez yapmak değil, doğru yapmaktır.
* Hareket egzersizleri zamanla reflekslere dönüşür.
* Virtüözlük, temelden zirveye basamak basamak çıkılan bir müzik serüvenidir.
* Bir amatörü profesyonelden ayıran çizgi klavyesiyle ilişkisidir.
* Amaç: En az eforla, en fazla üretkenlik.
* Bir kuşun bugün yorgunum uçmak istemiyorum dediğini hayal edebilir misiniz? ( her gün çalın, çalışın )
* Notalar harfsa, akorlar cümledir.
* Çalınan her notanın yaşanması gerekir.
* Gönül gözüyle görenler daha çok yaratıcı olurlar.
Seda Baştuğ Şen
Piyano Tekniğinin Biyomekanik Temeli
Piyano çalmadan doğan rahatsızlık ve sakatlıkları önleme yolu
Seda Baştuğ Şen
Piyano Tekniğinin Biyomekanik Temeli
Piyano çalmadan doğan rahatsızlık ve sakatlıkları önleme yolu
Pan yayıncılık
132 sayfa
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)