8 Nisan 2016 Cuma

Enrico Fubini - Müzikte Estetik

Müziğe olan ilgim ve alakam ortadır. Kendimi müzikte geliştirme adı altında çalışmalarım devam ediyor.

Seminer, paneli sohbet, konser, söyleşi kaçırmadan takip etmeye çalışıyorum.

Okumalarımdan biri de Enrico Fubini'nin Müzikte Estetik kitabıdır.

Bir çırpıda diyemeyeceğim 140 sayfalık kitabı bir haftada anca bitirdim. Dili çok ağır bir kitap.

Hele ki müziğe karşı biraz mesafeliyseniz veya özel bir çabanız yoksa ağır gelecek, ilerlemeyecek bir kitap.

Çeviriyi Fırat Genç yapmış, işin açıkçası ben pek beğenemedim. Çok ağır. 3 satır cümle mi olur, hele ki bir sayfada uzun cümle sayısı fazlaysa konu da ağır. Çok fazla emek gerek kitabı anlamak, değerlendirmek için.

Müzikte Estetik, isminden de anlaşılacağı gibi derya deniz bir konu. Ucu bucağı olmayan nereden tutulacağı belirsiz. Buna rağmen müzik tarihiyle karışık bir anlatımla okuyuculara hissettirmeden temel kavramları, bakışları, görüşleri, isimleri, tarihleri vermesi açısından önemli bir çalışma.

Müzikte Estetik nedir? Müzikte estetiğe giriş gibi başlıklar olabilir.

Çok faydalandığım. Kitabı okumadan önce ve kitabı okumadan sonra ki Ahmet, farklı diyebilirim.

Sonuç kısmında ise kitabı olmasa bile fikrini özetlemiş. :)

Alıntılar

Müzik 18. y.y. sonlarına kadar aşağı bir sanattır.

Müzik yüzyıllar boyu Batı uygarlığı içinde şiirle sıkı bir birliktelik içinde gelişti.

Müzik ve şiir mekan değil, zaman sanatıdır.

Her müzisyen kuşağı her şeyden çok ustalarını model alır.

Müzik tarihi sesleri anlatır.

Doğanın nerede bitip kültürün nerede başladığını bilmek imkansızdır.

Müziğin armonisi aynı zamanda evrenin armonisine denk düşer.

Müzikte bir haz olmalı, üzüntüyü def etmeli.

Müziğin anlamı kendi içindedir, esas olarak bir bekleyişin ürünüdür.

Müzik insani duyguları insaüstü biçimde boyar.

Müzik, insanları iyi,nazik ve her şeye hazırlıklı kılar.



Müzikte Estetik
Enrico Fubini

Çeviri: Fırat Genç


Dost kitabevi

4 Nisan 2016 Pazartesi

Seda Baştuğ Şen - Piyano tekniğinin Biyomekanik Temeli

Bu aralar biraz fazla kitaplara yüklendim. Doldurayım diyorum biraz belleği.
Bu kitaplardan biri de Piyano Tekniğinin Biyomekanik Temeli adlı, piyano çalmadan doğan
rahatsızlık ve sakatlıkları önleme yolu amaçlı çalışma. Yazarı piyanist ve eğitmen
Seda Baştuğ Şen.
Bilimsel makalelerden, etütlerden, metotlardan yararlanarak yapılmış, faydalı bir kitap.
Okuyucunun müzik ufkunu açan sadece piyanoyla sınırla kalmayıp diğer çalgılar için de
kılavuz yerine geçen bir anlatım.
Sadece kaynaklar kısmı bile sağlam bir müzik kültürü oluşturmanız için yetip artacak bir kitap.
Pan yayınlarında çıkmış, Pan yayınlarının müziğe katkısı gerçekten takdire, ilgiye değer.
Akordeon hakkında geçen küçük bir pasajı sizinle paylaşmak isterim.
” Bilindiği gibi düşey klavyesi olan akordeon, kolun anatomisine daha uygundur. Zira kol, anatomistlerin sıfır pozisyonu
dedikleri pozisyondadır ve bu pozisyon piyanistin çalarken aldığı pozisyondan farklıdır.”
Yani akordeonu çalarken kol pozisyonumuz vücudumuzun doğasına daha uygundur. Dolayısıyla yorulmalar, efor daha az olur.
Piyanistin nihayetinde ulaşmak istediği budur.
Kitapta bu tip kol pozisyonlarından,duruştan, fiziksel ve ruhsal açıdan hazırlıktan bahsedilmektedir.
Kitaptan yaptığım alıntılar:
* Bir partüsyonda esas dışında her şey yazılıdır.
* Müzikte bilgiye ve ustalığa giden yolda kestirmeler yoktur.

* Fiziksel planda piyanistin, insanı , piyanistik organlarını tanıması beyinsel kontrolü ele geçirmesi
anlamına gelir.
*Piyano çaldığınız zaman önemli olan kasların gevşemesidir.
* Önemli olan hareketi yüzlerce kez yapmak değil, doğru yapmaktır.
* Hareket egzersizleri zamanla reflekslere dönüşür.
* Virtüözlük, temelden zirveye basamak basamak çıkılan bir müzik serüvenidir.
* Bir amatörü profesyonelden ayıran çizgi klavyesiyle ilişkisidir.
* Amaç: En az eforla, en fazla üretkenlik.
* Bir kuşun bugün yorgunum uçmak istemiyorum dediğini hayal edebilir misiniz? ( her gün çalın, çalışın )
* Notalar harfsa, akorlar cümledir.
* Çalınan her notanın yaşanması gerekir.
* Gönül gözüyle görenler daha çok yaratıcı olurlar.

Seda Baştuğ Şen
Piyano Tekniğinin Biyomekanik Temeli
Piyano çalmadan doğan rahatsızlık ve sakatlıkları önleme yolu
Pan yayıncılık
132 sayfa

11 Mart 2016 Cuma

Engin Toprak - Çağdaş Rus Öyküsü Antolojisi

Mesela teknoloji dendiğinde aklınıza Japonlar geliyor mu? Benim, evet.

Edebiyat dendiğinde de aklıma Ruslar geliyor. Hele ki roman, öyküde.

Uzun süredir Rus edebiyatının üzerine çalışmayı düşünüyordum. İnce eleyip, sık dokumayı.
Fakat bir türlü fırsat olmadı. Yapacağım ama 2018 yılını Ruslara ayırabilirim.

Bu programa başlangıç için ikaros yayınlarından çıkan çağdaş Rus öyküsü antolojisi'ni milat kabul edebilirim.

Takip edeceğim yazarlar:

Nikolay Mihayloviç Karamzin, Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, Nikolay Vasilyeviç Gogol, Ivan sergeyeviç Turgenyev, Fiyodor Mihayloviç Dostoyevski, Aleksandr Nikolayeviç Ostrovski, Lev Nikolayeviç Tolstoy, Nikolay Semenoviç Leskov, Anton Pavloviç Çehov, Ivan Alekseyeviç Bunin, Mihail Afanasyeviç Bulgakov, Vladimir Vladimiroviç Nabokov, Yuriy PAvloviç KAzakov, Vasiliy Makaroviç Şukşin, Boris PEtroviç Ekimov, Sergey Dovlatov Dovlatoviç, Natalya Tolstaya, Dina Rubina.

Kitabın bana en iddalı gelen yanı çevirmenin takdimi, kendi de çok iddalı. Çeviri güzel gerçekten.

Kapağı, baskısı, kağıt kalitesi, yazı şekli gayet iyi. Seçtiği öyküler ise şaşılacak derecede iyi.

Okumanızı tavsiye ederim. Dostoyevski'yi " Dostoyevski " yapan neymiş, kısa bir örnek var.

Babam gibi siz de " sen bana tavsiye veremezsin " demeyin lütfen :)

Alıntılar

Çevirmenin işlevi yabancı metinde ortaya çıkan dilsel olguyu anlamak ve bunu anadilinin kendisine sunduğu olanakları yardımıyla açıklamak olmalıdır daha çok. Laszlo

Doğaya hayat veren mutluluk senin ruhuna yabancı.

aşkın en büyük günahı şehvet ve arzu değil midir?

kumar epey ilgimi çekiyor, ama başkasının parasını almak için cebimdekilerini gözden çıkaracak durumda değilim.

dünyada hiçbir şey ebedi değil oysa.

Ne kadar okursam, ne kadar öğreniyorsam o kadar gülünç biri olduğumun farkına varıyorum.

Bizim dünyamızda gerçeğe sadece acıyla ve acıdan geçerek ulaşılabilir.

Ölümsüzlüğe ermek için kendini öldürmek moda oldu. :)

Her şeyin daha iyi olması bize bağlı önemli olan bunu içtenlikle istemek. Dostoyevski

İnsanlara iyilikle mi yaklaşmak ama nasıl ?
İçinizde ki korkuları yenerek tabi. Leskov

İnsan paylaşmadan yaşayamaz.

Sanat dediğiniz insan ruhunun yakarışlarının müziği, ezgilerinden başka nedir ki? Bunin

İnsan, şehir derin bir uykuya çekildiği an, tüm sesleri daha iyi algılayabilir.

Herkes hayatta kendi başına düşeni yaşıyor.

Dünyada hiçbir şey ebedi değil, hüzün bile. Kazakov

Yaşamak istiyorsan yaşarsın. Şukşin.

Bu devirde kurtdan kuştan değil, insandan korkmak gerekiyor. Ekimov



Çağdaş Rus Öyküsü Antolojileri

Engin Toprak

İkaros Yayınları

359 sayfa










4 Mart 2016 Cuma

Pierre Lassarre - Nietzsche'nin Müzik Üzerine Düşünceleri

Pan Yayıncılığın müzikle ilgili kitaplarını takdirle ve sevgiyle karşılıyorum. Birçok yayını Türkçemize kazandırdı. Müzik edebiyatının olmazsa olmaz yayın evlerinden biri.

Nietzsche için ise :  zaten herkesin kendi Nietzsche'si olması gerek ondan anlaşılan herkes için farklıdır.

Bir gün Nietzsche için bir karikatür okumuştum onu paylamak isterim. Nietzsche'nin dedesi
nüfus idaresine gider, isim almak istiyordur.

Memura der,
 "Nice"olsun,
 alınmış.
"Nistce" olsun,
 alınmış.
"Nitsche" olsun,
 o da alınmış.
"Nietzsche" yaz,
alınmamış.
oh, tamam :)

Kitaba dönersek bu tip kitapları pek okumam gerçi, çünkü Nietzsche 'nin görüşlerini kendi potasında eritir,yazar. Fakat müzikle ilgili olması beni cezbetti.

Nietzsche'nin müzik sanatını ne kadar yücelttiğini kitapta aşikar bir şekilde görebiliriz. Fakat ileri ki yıllarda Wagner'le arkadaşlığı ve Wagner'in operalarına bakışı sebebiyle müzik görüşü de değime uğradı.

Opera'nın müziğin etkinliğini azalttığını düşünmektedir. Katılıp, katılmamak size kalmış.

Alıntılar

Müzik, boşlukların dalgaları üzerinde akıp giden yaşamın tanrısal oluşumunu anlatır doğruca.

Müzik öbür sanatların izlediği yasalardan çok farklı bir yasaya bağlıdır.

Amacı güzellik değildir, amacı hoşluktur.

Müziğin mayası bütün estetik mayaların anasıdır.

Nesnenin ruhundan çıkıp bize gelen dingin bir bakıştır.

Estetik düşün gereksinimidir.

Ancak sanat yoluyla acı, tatlılaşabilir.

Sadece müzik bir taklit sanatı değildir. schopenhauer

Müzik görsele dönüşür. Görsel müziğe dönüşmez.

Kavramlar üniversalia postrem
müzik universalia anterem
gerçeklik universalia inre

Gerçel bir müziksel esin taşıyan müzik fikirleri müzik dışı düşüncelerden doğmaz.

Müziğin verdiği heyecanın temelinde görüntü imgeleme ve duygularını harekete geçirme vardır.

Müzik güzel kategorisi içinde değerlendirilmemeli.

Müzik, bütün sanatlar arasında evrensel, zaman ötesi, ülke ötesi, bir sanat olarak gelişen tek sanattır.

Nietzsche'nin Müzik Üzerine Düşünceleri

Pierre Lassarre

çeviri: İlhan Usmanbaş

Pan Yayıncılık

96 sayfa




1 Mart 2016 Salı

Grigory Petrov - Beyaz Zambaklar Ülkesi eleştirisi

Baharın gelmesi... Çoğu insan bana ne diyemez gibi geliyor.

Bitkiler, böcekler, insanlar.

Betona bakarak bunu anlamak çok zor, bahar doğaya vuruyor, plazalara değil, gerçi plazalarda klimaları açmaya başlar.

Kitaba dönersek, Beyaz Zambaklar Ülkesi bizim evde okunan bir kitaptı, annem babam okuyup kendi aralarında konuşuyorlar, bende sohbete katılabileyim diye :) ve anlattığı örnekler hoşuma gitmesi sebebiyle markete dosya almaya gittiğimde kitabı gördüm. Evet bir market kitabı. Hani şu fiyat yazısı kitap başlığından büyük olan kitaplar.

Zaten şöyle bir isteğim var, mesela kitabın fiyatı düz olmalı, esnaf işi gibi :)
14 tl. 20 tl 5 tl gibi 9 tl 19 tl olmamalı, 19.90 tl 9.90 tl kesinlikle olmamalı.

Evet kitabı süpermarketten aldım. Ucuz bir kitap. Baskı kalitesi, kağıt kalitesi iyi değil.
Kapak özensiz. İçeriği gayet iyi. Yazı büyüklüğünü kafanıza takmadan okuyun, bir çırpıda.

Alıntılar

Yeni toplumlar kendileriyle birlikte yeni şarkılar besteler.

Bir millet nasılsa yöneticiler de onlar gibidir.

Kanunsuzluğun en büyük sebebi, kanunu uygulamakla yükümlü olanlardır.

Sizler de bizim ülkemizde böyle kaliteli ürünler meydana getirmeye çalışın.

Beyaz Zambaklar Ülkesi

Grigory Petrov

çeviri: İsmail Fatih Ceylan

Yediveren Yayınları

174 sayfa

24 Şubat 2016 Çarşamba

Fazıl Say - Uçak Notları

Kış rolünü iyiden iyiye bahara bırakmak üzere cemreler yaklaşıyor. Çiçekler açsın, kediler iş başına.

Havaların ısınması pek bir hoşuma gidiyor, senede topu topu 60 gün kısa kollu gezen biri için hava

durumu önemli.

Bu sefer ki kitap : Fazıl Say 'ın uçak notları kitabı. Müzik ansiklopedisi yayınlarından çıkmış. İşin açıkçası Fazıl Say'ın samimi yazılarından yüz bulurak ara ara bölüm bölüm okuyup bitirdiğim bir kitap. Köşe yazısı, müzikal makale kıvamında olduğundan anlam bütünlüğüne zeval gelmedi.

Biraz uzun sürdü o kadar.

Öncelikle şunu belirteyim müzikle ilgilenen her arkadaşın rafında durması gereken bir kitap. Ülkemiz ve Dünya ölçeğinde,  bir müzisyenin müziğe bakışını yansıtmakta. Kendine pay biçen arkadaşlar için iyi bir kişisel gelişim kitabı.

Hele ki klasik müziğe, caz'a ilgisi olan arkadaşların ufkunu açacak bir kitap.

Bildiğiniz gibi Fazıl Say piyanist, müziğe piyanist gözüyle bakıyor, doğal olarak. Bu da ayrı bir avantaj olarak görülebilir.

Benim başucu kitaplarımdan biri oldu.

Negatif yanlarına gelince kitabın kapağı çok zayıf. Renkler, yazı font seçimi çok cılız. İçeriğe pek
uymamış. Yeni baskı yaparlarsa gözden geçirilebilir.

Okuduğum kitap 1999 yılı birinci baskısı. Ankara'lı :)

Fazıl Say

Uçak Notları

Müzik Ansiklopedisi Yayınları

168 sayfa


Alıntılar

Müziksiz insan müziksiz toplum olur mu? Yaşam müziktir.

Savaşçı insan, savaşacak bir şey bulamıyorsa kendisine saldırır. Nietzsche

Çıkarsa Türkiye'den çıkar, Bozkırları düşün.

Dünyanın neresinde olursanız olun, zordur yalnızlık.

Dünya'nın klasik müzik pazarı 57. sokaktan yönetiliyor.

Benim derdim hep en iyi konserimi vermek olmuştur. Her konsere bu havayla çıkarım gerisi Allah Kerim.

Yurtdışına eksiklerimizi değil, fazlalıklarımızı göstermek zorundayız.

Kötü çalmaktan korktuğun zaman müziğe saygı duyuyorsun demektir. Oysa tutku ve saygı farklı şeylerdir.

20.yy parayla kültürün boşandığı yüzyıldır.

Bizim orkestralarımız var olmak zorunda oldukları ve var olmak istedikleri için vardırlar.

İnsanın tek başına inadıdır.Bir şeyi gerçekleştirmek kendi istediği şekilde yapmak.

Halen do majörden dünyanın en güzel bestesi bestelenebilir. Schönberg




17 Şubat 2016 Çarşamba

Recep İhsan Eliaçık - Mülk Yazıları

Ankara'da bomba patladığını dün akşam eve giderken öğrendim. Sesim telefonda 3-4 saniye kesildi.
Yutkundum, konuyu değiştirdim.

İhsan Eliaçık, son yıllarda öne çıkan daha doğrusu ana akım medyayla işi olmadan twitter gibi sosyal

ağlarla, uydu televizyonculuğunun gelişmesiyle kendini gösterme imkanı olmuştur.

Fikirlerine katılmak katılmamak size kalmış, alternatif düşüncenin şiddette başvurmadan tartışılmasından yanayım.

Kitaba dönersek, öncelikle dilden başlayalım. Ben kitapları dilin ağırlığı, anlatımın yoğunluğuna göre

3 kademeye ayırıyorum.

1. kademe : ağır : Cortazar 'ın kitaplarına bir göz atın. İlerlemez. Gözünüzü kaçırın, paragrafı baştan okursunuz. Hikaye olduğu halde.

2. kademe: orta : Orwell, Mccullers kitapları yavaşta olsa ilerler. Dikkatiniz yoksa bile devam eder.

3. kademe : hafif : İhsan Eliçak 'ın kitapları. Fikir, düşünce olarak yoğun olabilir, edebi dil ve anlatım olarak zayıf. Bence profesyonel takviye alabilir. Cümleleri atlaya atlaya okuyun bir şey kaybetmezsiniz.

Kitabın içeriğine dönersek, isminden de anlaşılacağı gibi mülk edinme kavramını ayetlerle, hadislerle açıklayan fikir dünyanızı çeşitlendirecek bir kitap. İhsan Eliaçık, teorisini bu kitapla güzelce açıklıyor, bir de ekonomi manifestosu bekliyorum. Uygulama kısmı. Gerçek sayılar, gerçek öneriler.
Ne yapmalıyız, ne yaparsak kapitalizme yumruk atmış oluruz?

Bir de kitabın son makalesinde korkudan bahseder, korkularımızın kaynaklarından, işin özünden.
Sırf o makale için kitap okunur.

Alıntılar

Herkesin eşitliğini hatırlayın.

Öyleyse yarın için kaygılanmayın, yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter.

Çünkü insanın çabasından başka hakkı yoktur.

Sanatlar ancak takipçilerinin fazla oluşuyla iyileşir ve ilerler. İbn Haldun

Üç kadim korkunun pençesinde kıvranan insan. ( ekonomik, politik, onkolojik )

Mülk Yazıları

Recep İhsan Eliaçık

İnşa Yayınları

396 sayfa.