Mesela teknoloji dendiğinde aklınıza Japonlar geliyor mu? Benim, evet.
Edebiyat dendiğinde de aklıma Ruslar geliyor. Hele ki roman, öyküde.
Uzun süredir Rus edebiyatının üzerine çalışmayı düşünüyordum. İnce eleyip, sık dokumayı.
Fakat bir türlü fırsat olmadı. Yapacağım ama 2018 yılını Ruslara ayırabilirim.
Bu programa başlangıç için ikaros yayınlarından çıkan çağdaş Rus öyküsü antolojisi'ni milat kabul edebilirim.
Takip edeceğim yazarlar:
Nikolay Mihayloviç Karamzin, Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, Nikolay Vasilyeviç Gogol, Ivan sergeyeviç Turgenyev, Fiyodor Mihayloviç Dostoyevski, Aleksandr Nikolayeviç Ostrovski, Lev Nikolayeviç Tolstoy, Nikolay Semenoviç Leskov, Anton Pavloviç Çehov, Ivan Alekseyeviç Bunin, Mihail Afanasyeviç Bulgakov, Vladimir Vladimiroviç Nabokov, Yuriy PAvloviç KAzakov, Vasiliy Makaroviç Şukşin, Boris PEtroviç Ekimov, Sergey Dovlatov Dovlatoviç, Natalya Tolstaya, Dina Rubina.
Kitabın bana en iddalı gelen yanı çevirmenin takdimi, kendi de çok iddalı. Çeviri güzel gerçekten.
Kapağı, baskısı, kağıt kalitesi, yazı şekli gayet iyi. Seçtiği öyküler ise şaşılacak derecede iyi.
Okumanızı tavsiye ederim. Dostoyevski'yi " Dostoyevski " yapan neymiş, kısa bir örnek var.
Babam gibi siz de " sen bana tavsiye veremezsin " demeyin lütfen :)
Alıntılar
Çevirmenin işlevi yabancı metinde ortaya çıkan dilsel olguyu anlamak ve bunu anadilinin kendisine sunduğu olanakları yardımıyla açıklamak olmalıdır daha çok. Laszlo
Doğaya hayat veren mutluluk senin ruhuna yabancı.
aşkın en büyük günahı şehvet ve arzu değil midir?
kumar epey ilgimi çekiyor, ama başkasının parasını almak için cebimdekilerini gözden çıkaracak durumda değilim.
dünyada hiçbir şey ebedi değil oysa.
Ne kadar okursam, ne kadar öğreniyorsam o kadar gülünç biri olduğumun farkına varıyorum.
Bizim dünyamızda gerçeğe sadece acıyla ve acıdan geçerek ulaşılabilir.
Ölümsüzlüğe ermek için kendini öldürmek moda oldu. :)
Her şeyin daha iyi olması bize bağlı önemli olan bunu içtenlikle istemek. Dostoyevski
İnsanlara iyilikle mi yaklaşmak ama nasıl ?
İçinizde ki korkuları yenerek tabi. Leskov
İnsan paylaşmadan yaşayamaz.
Sanat dediğiniz insan ruhunun yakarışlarının müziği, ezgilerinden başka nedir ki? Bunin
İnsan, şehir derin bir uykuya çekildiği an, tüm sesleri daha iyi algılayabilir.
Herkes hayatta kendi başına düşeni yaşıyor.
Dünyada hiçbir şey ebedi değil, hüzün bile. Kazakov
Yaşamak istiyorsan yaşarsın. Şukşin.
Bu devirde kurtdan kuştan değil, insandan korkmak gerekiyor. Ekimov
Çağdaş Rus Öyküsü Antolojileri
Engin Toprak
İkaros Yayınları
359 sayfa
ikaros yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ikaros yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Mart 2016 Cuma
1 Ocak 2015 Perşembe
istanbul öyküleri antolojisi - jale sancak
güneşin, dünyanın, ayın hareketleri doğrultusunda insanoğlu takvimleri oluşturdu.
matbaa bastı.
Bana da karşısına geçip bakmak, sonrada yaprağı yırtıp çöpe atmak kaldı.
bazende sonbaharda ki ağaç yaprakları gibi yerlerdeki takvim yapraklarına basmak.
geçen günlerime bakıyorum boş geçen günlerime.
istanbul öyküleri antolojisi ikaros yayınlarından çıkmış.
jale sancak seçkisi.
istanbulun yokuşları, sokakları, insanları var. istanbul var hikayelerde.
Gözönündeki yazarlar da var, keşfedilmeyi bekleyende.
okuyun, okutun derim.
en azından sait faik abidin dino peride celal zeyyat selimoğlu oktay akbal bilge karasu demir özlü nursel duruel tezer özlü nemika tuğcu mehmet coral selim ileri hulki aktunç necati güngör semra aktunç nedim gürsel feride çiçekoğlu vecdi çıracıoğlu murathan mungan sezer ateş ayvaz mehmet ünver yasemin yazıcı jale sancak nalan barbarosoğlu jaklin çelik makbule aras haklarında fikriniz olur.
Alıntılar
onun kapıdan girmesiyle şimdiye kadar içimde hapsettiğim insafsızlığım, huzursuzluğum, melankolikliğim uçup giderdi.
Genelevde faaliyet durur. Abidin Dino
kilyos'un kışı, denizinin, dırdırı saldırganlığı manyaklık kertesine ulaşmış bir kadından ayrımı yok.zeyyat selimoğlu
martı gübresi, taban fiyatı sıfır.
haklısınız kentimize yabancıyız şimdi oysa o zamanlar yabancı kentlere göç etmiş olsaydık bize dedikleri gibi oraları belki aşina gelirdi.
bende biliyorum liman kentlerinin kimlikleri denizde öpüştükleri yerlerde gizlidir ve kıyıları 6 şeritli yollarla boğmak dudaklara beton dökmek öpüşmeleri mühürlemektir.
güçlü ve akıllı olmak istemiyorum artık mutlu olmak istiyorum.
sen demini denize vermeden, ben çayını getiriyorum.
istanbul öyküleri antolojisi
Jale sancak
İkaros yayınları
246 sayfa
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)