28 Şubat 2018 Çarşamba

Thomas Mann - Değişen Kafalar

Şubat biterken, ayın son günü, yağmur sabaha karşı başladı. 5 gibi uyandım. Cama öyle vuruyordu ki özlenen beklenen kardı, sanki. 3-4 saniye dinleyince yağmur olduğuna karar kıldım. Zaten uykum bölük pörçüktü, biraz da yağmur dinleyeyim dedim. Dalmışım. 2 saat sonra kalkıp çarşamba pazarı kurulmadan apar topar iş yerinin yolunu tuttum. Tramvaydan indiğimde yağmur hala devam ediyordu. Şu an bunları yazarken de devam ediyor.

Bahsedeceğim hikaye Alman yazar Thomas Mann ' dan değişen kafalar. Cumhuriyet gazetesinin verdiği kitap serisinden. Pazardan almıştım. Hiç yıpranmamış bir kitap. Şaşırmıştım alırken. Dün gece de bittiğinde şaşırdım. Güzel bir anlatım.

Hint hikayesi, keşişler, buda, efsane... Mitolojik hikayelere bakışım değişti. Gerçekten insanlığı ve zamanını anlatıyor.

İsmi ve konu şaşırtıcı, ben şaşırdım. Okuyanın da şaşıracağını düşünüyorum.

Alıntılar

Tümüyle sessizlik ve dinginlik olan nirvanadır. (24)

Doğru görebilmek için yaralanma izni insanlara verilmiştir. (27)

Gösterişin ardındaki şeyi görebilmemiz gerekir. (38 )

Ad, varlığın ve ruhun parçasıdır. ( 38 )

Evrenin besleyicisi kadındır. ( 39 )

Cesaret ve merak karşıklığı... ( 93 )

Bizim nasibimiz olmayan şeyleri istemek... ( 100 )

Thomas Mann
Değişen kafalar
Cumhuriyet yayınları
124 sayfa


12 Şubat 2018 Pazartesi

Mesud Cemil - Tanburi Cemil'in Hayatı

Sayın Hocam Bilen Işıktaş' ın tavsiyesi üzerine okuduğum bu kitap. Bizim ders kitabımız gibi gözükmese de öyleydi. Hocamın bir çok cümlesi sanki bu kitaptan taşıp bizim derse gelmişti. Zaten derste Tanburi Cemil'den çok bahsediyorduk. Kaynağı da sanki bu kitap seçmiştik. 
Tanburi Cemil'i oğlu gözünden anlatan, bir hayat akarken çocuğun izlenimleri diyebileceğimiz bir kitap. 
Üzüntüleri ağırlıklı olmakla birlikte bir çok hissi duyabiliyorsunuz. Zaman makinesi gibi sizi o yıllara götürüyor. Plaklar, amane kahveleri, sohbet, muhabbet.
Ayrıca kitap tam bir araştırma kitabı, bibliografyası müthiş. Kullanılan makaleler, kitaplar, kısaca kaynaklar. Belli bir düzen içerisinde verilmiş. 
Ayrıca kitabın son bölümünde bulunan mektup bölümü de takdiri hak ediyor.

Alıntılar
Duyarak çalarsa kendisi bedbaht oluyor, duymadan çalarsa musikiyi bedbaht ediyor. ( 20 )

Kimin esiri neyin hakimiydi? ( 33 )

Nefes alma sırasını savmağa gelenler... ( 46 )

Sevdiğim sanatkarlerle vaktimi haşr edip başka hiçbir şeyle meşgul olmamak saadetine bilmem ne zaman nail olacağım? Şerif Muyiddin

Çünkü musiki nota meselesi değil, bizim eskilerin dedikleri gibi bir " tem-i muhsin" meselesidir.

Bizim muskimizde bestekarlık ve sazendelik birbiriyle melufdur.

Aşıktı. Lakin bu aşkı hangi şey hakkında duyduğunu o da bilmezdi. 

Rakı içer. Tütün içer.


Tanburi Cemil'in Hayatı
Mesud Cemil
Kubbealtı yayınları
312 sayfa.

6 Şubat 2018 Salı

George Thomson - Kapitalizm Ve Sonrası

Şöyle başlamak istiyorum. Çok iyi bir kitap. Mutlak edinin. Kitaplığınızda yerini alsın.

İçindekiler kısmına hızlı bir bakış attığımda Meta üretimi, Satmak amacıyla satmak, Emek ve sermaye, kapitalizm öncesi toplum, kar için üretim, bireysel özgürlük, Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için, kullanım için üretim, komünizme geçiş bölümlerini içermekte. Hepsi gerektiği kadar tertemiz şekilde anlatılmış. Teşbihsiz, abartısız.

Benim elimdeki 1997 basımı kaynak yayınlarından. İlgi çekici bir kapağa sahip. 128 sayfada olayı özetliyor. Şekillendirmek size kalmış.

Bir çok alıntı yaptım hemen geçmek istiyorum.

İnsanın bilinçli bir hayat faaliyeti vardır. ( 9 )

İlkel toplumun karşıtı olarak uygar toplumun en önemli özelliği meta üretimi değim amacıyla yapar. İlkel insan sadece kullanım amacıyla yapar. ( 12 )

Üretim fazlası olmadığı zaman bir insan diğerinin emeği sayesinde yaşaması olanaksızdı. ( 12 )

Metafor, toplumsal değer sistemi vardır. ( 17 )

Köylü satın almak için satar. ( 28 )

Tefecilik gelişerek bankacılığa dönüşmüştür. ( 30 )

Paranın görevi ürünlerin dolaşımına arabuluculuk etmektir. ( 33 )

İnsanlar meta üretimini ortadan kaldırdıktan sonra üretim süreci üzerindeki yönetimini yeniden kuracak ve o zaman insan ilişkileri yeniden açık, basit olacaktır. ( 35 )

Emekçi şu kadar saat kendi için, şu kadar saat kapitalist için çalışır. ( 41 )

Mülkiyette eşitlik yoksa yasa önünde eşitlik saçma bir şeydir. ( diodorus )

İnsan, doğaya egemen olmasıyla aynı hızda başka insanların ya da kendi alçaklığının kölesi haline gelir.

Bugüne kadar insanın toplumu kavrayışı, daima doğayı kavramanın gerisinde kalmıştır. ( 77 )

Tek tek kişilerin özgür gelişiminin herkesin özgür gelişim koşullarına bağlı olduğu bir topluma ulaşacağız.

Adım adım ilerle . Mao Zedong

Kapitalizm ve Sonrası
george thomson
Kaynak Yayınları
128 sayfa

1 Şubat 2018 Perşembe

Ferenc Molnar - Pal Sokağı Çocukları

Yine eskiciden aldığım bir kitap,Pal Sokağı Çocukları,Ferenc Molnar. Görür görmez aldım. Acaba filan diye düşünmeden. Tam bir başyapıt. Herhangi bir yaş aralığı yok bence okumak için.
Yapı Krediden çıkmış. Benim elimdeki 32. baskı. Çocukken okuduğumu hatırlıyorum. Ama konusu, Boka'sı, Nemecsek'i unutmuşum.
Kitaba başladım, çizgi film izler gibi, günde 15-20 sayfa okuya okuya bitti. Çok etkili bir kitap. Zaten kendimi hep balkanlara yakın hissetmişimdir. Benzer coğrafya.
Kitabın sonunu burada yazmam şık olur mu bilmiyorum ama yazmalıyım.

" Basit çocuk ruhunda derinden derine bir şeyler değişiyordu: Hayata dair, hani içinde hepimizin bazen kederli, bazen neşeli köleler olduğumuz hayata dair, bazı gerçekleri kavramaya başladığını hissediyordu. "

Hep düşündüğüm şeydir, insan hep başladığı noktaya döner durur, hiçlik, bebeklik, çocukluk, gençlik, olgunluk,çocukluk, bebeklik, hiçlik. İstikamet yönü.

Alıntılar

O evde oturan bir sürü aile bir zamanlar bu arsanın birkaç yoksul Budapeşte'li çocuğunun mutlu gençliğini yaşadığı yer olduğunu bilmiyor. 

Hayır biz çikolatayı hak etmedik! ( 162 )

Pal Sokağı Çocukları
Ferenc Molnar
Çeviren: Tarık Demirkan
Yapı Kredi Yayınları
235 sayfa.


31 Ocak 2018 Çarşamba

Ahmed Adnan Saygun - Yalan

Türk beşlerinden biri olan Ahmed Adnan Saygun' un Yalan adlı kitap derlemesi. Derlemeyi yapan Sayın Hocam Seyit Yöre. Kitabın sonunda da kendi kitap hakkındaki görüşlerine yer vermiş. İnceleme yapmış. Bana da aslında pek fazla söyleyecek bir şey kalmamış. 

Sadece eklemem gerekirse Ahmed Adnan Saygun, birbiriyle bağlantılı konuları yazarken dilini sanatsal tarzda kullanmış. Bir konuyu açıklarken duygulara da hitap etmek istemiş. Kullandığı dil, estetik seviyede yükselmiştir. Bunun içinde belli bir çaba harcamış. Tabi burada okuyucunun beklentisi önemli, örneğin Fazıl Say kitaplar yazmakta, Chopin çalarken yaptığı trilleri yazıtında beklememek gerekir. Veya Dücane Cündioğlu' nun düşüncelerindeki seviyeyi kaleminde beklememek gerekir. O bakışla baktığımızda Ahmed Adnan Saygun' un Yalan kitabı, kendi kişisel görüşlerini içeren notlar kıvamındadır.

Bunun dışında Seyit Yöre Hocam' ın derslerdeki bilimsel bakış açısını ve bize aşılamak istediği yaklaşımı daha net görebiliyorum. 

Ayrıca bağlam yayınlarının müzik serisi kitaplarından bende 3 tane daha var. Gayet başarılı bir yazı dizisine benziyor.Fakat kapaklarını pek sevmedim, biraz daha günümüz kültür endüstrisine uygun olabilirdi.

Alıntılar

Ressam, şair ve musikici, bize rüyasını anlatan insandır. Ve sanat eseri bir özlemin, bir ruh halinin ifadesidir. ( 15 )

Ömürleri boyunca kendilerini kandıracak pınarı arayan insanlar. ( 17 )

Çile çekmeyen rüyasını yaşamayacak ve susuzluk duymayan pınar aramayacaktır. 

Musiki, hayatın sesler aleminde belirtisidir. ( 48 )

İnsanoğlu, huzurun adamı değildir.

Yalan
Ahmed Adnan Saygun
Derleyen: Seyit Yöre
Bağlam Yayıncılık
Sayfa 65.


23 Ocak 2018 Salı

Sohrab Sepehri - Şiirleri

Şiir kitaplarına bayılıyorum. Okuması, yazması çok keyifli. Edebiyat, sanat bu olsa gerek. Kitap kendi kitaplığımızda bulunmakta o bana bakmakta, bende ona bakmaktaydım. Fırsatı bulup, soğuk günlerde içim ısınsın dedim. Olmadı.
İçinizi ısıtacak şiirler bahar, yaz, güneş tek tük de olsa var. Fakat bir sonbahar kitabı. Hüzün hakim.
Gerçi sohrab sepehri bahsedildiği kadar hüzünlü değil, içten içe bir mutluluğu var. Tuhaf bir duygu.
Tercümesini pek beğenmedim, ağır. Şiir tercümeleri hep sıkıntılı ya neyse.
Okuduğum kitap ayrıntı yayınlarından, bütün şiirleri. Kapak sade güzel, baskı hoş. 

Alıntılar



Yaşam bir elma dişlemek gerek
kabuğuyla. ( 228 )

Öyle takatsizim ki isterim alıp başımı çöllere dağlara vurmak,
uzaklarda bir ses var, beni çağıran.

Sıkıldı mı insanın canı
gider tedbirin peşinden
bende gittim. ( 267 )

sohrab sepehri
çeviri:mehmet kanar
ayrıntı yayınları
295 sayfa

14 Ocak 2018 Pazar

Zihni Papakçı - Ünlü bir judocunun ölümle dansı

Sahaftan aldığım bir kitap, okunmuşluk, yaşanmışlık var. İsmi şaşırtıcı değil mi?  "Ünlü bir judocunun ölümle dansı". Aslında başlık, konuyu belli ediyor, yazarın ölümle yakınlaşması söz konusu.
Fakat daha çok kitap otobiyografi gibi, yaptıklarından bahsediyor. Yaşadıklarını, rüyalarını anlatıyor. Bunu da şaman tanrısı ülgenle konuşarak gerçekleştiriyor.
Otobiyografi anlatırken ayrıca ölümle olan münasebeti, insanlığın ölümle olan ilişkisi sorgulanıyor. Ufuk açıcı bir kitap. İlk başlarda biraz megaloman gelebilir fakat ilerleyen kısımlarda bunun kabul edilebilir ölçüde olduğunu görüyoruz.
Bence kitabın dili çok usta işi değil, fakat fikirleri usta işi. Kısa bir kitap olmasına karşın, etkili.

Ayrıca etnomüzikoloji alanında yaptığı çalışmaları ilgiye değer. Üstelik kore müziği. Çok ilginç. Umarım söyleşi yapma fırsatım olur. Hemşeri sayılırız, bozcaadadan bizim dadalara judo eğitiyor. :)

Alıntılar

Öğretirken daha çok düşünür
Düşündükçe daha çok öğretirdim.

Kurduğumuz bu dünyayla evrene sığmadık. ( 14 )

(Tanrı), sizinle bütünleşmek istiyorum. (18)

Çözülmez bir bilmece olmasın yaşam. ( 18 )

Ölüm korkulacak bir şey değildir.
Çünkü onun bizimle ilgisi yok.
Biz var olduğumda ölüm yok.
Ölüm var olduğunda ise artık biz yokuz. Epikür ( 36 )

Başkasının ölümü nesneyken, senin ölümün senin için nesnedir. ( 41 )

Sen ancak kendin için ölürsün, başkası için değil. ( 42 )

Ölüm bize rastlantısal çarpar. ( 49 )

Ölümün bana anlattığı tek gerçek
Yaşamın saçma olduğudur. ( 49 )

İnsanların ölümden sonra yaşamı uzatmaları,
her şeyin üstünde yaşamayı, sevmiş olmalarından dolayıdır. ( 57 )

Ölüm bize yaşamımızın bir değer olduğunu
ama tamamlanmamış bir değer olduğunu öğretir. ( 73 )

Bir nefeslik canımı, evrenin sonsuzluğundan üstün tutarım. ( 87 )

İnsanlık için diktiğim ahlak ağacı yanılgı aklımdan doğdu. ( 87 )

Ünlü bir judocunun ölümle dansı
Zihni Papakçı
Su yayınları
108 sayfa.