24 Şubat 2016 Çarşamba

Fazıl Say - Uçak Notları

Kış rolünü iyiden iyiye bahara bırakmak üzere cemreler yaklaşıyor. Çiçekler açsın, kediler iş başına.

Havaların ısınması pek bir hoşuma gidiyor, senede topu topu 60 gün kısa kollu gezen biri için hava

durumu önemli.

Bu sefer ki kitap : Fazıl Say 'ın uçak notları kitabı. Müzik ansiklopedisi yayınlarından çıkmış. İşin açıkçası Fazıl Say'ın samimi yazılarından yüz bulurak ara ara bölüm bölüm okuyup bitirdiğim bir kitap. Köşe yazısı, müzikal makale kıvamında olduğundan anlam bütünlüğüne zeval gelmedi.

Biraz uzun sürdü o kadar.

Öncelikle şunu belirteyim müzikle ilgilenen her arkadaşın rafında durması gereken bir kitap. Ülkemiz ve Dünya ölçeğinde,  bir müzisyenin müziğe bakışını yansıtmakta. Kendine pay biçen arkadaşlar için iyi bir kişisel gelişim kitabı.

Hele ki klasik müziğe, caz'a ilgisi olan arkadaşların ufkunu açacak bir kitap.

Bildiğiniz gibi Fazıl Say piyanist, müziğe piyanist gözüyle bakıyor, doğal olarak. Bu da ayrı bir avantaj olarak görülebilir.

Benim başucu kitaplarımdan biri oldu.

Negatif yanlarına gelince kitabın kapağı çok zayıf. Renkler, yazı font seçimi çok cılız. İçeriğe pek
uymamış. Yeni baskı yaparlarsa gözden geçirilebilir.

Okuduğum kitap 1999 yılı birinci baskısı. Ankara'lı :)

Fazıl Say

Uçak Notları

Müzik Ansiklopedisi Yayınları

168 sayfa


Alıntılar

Müziksiz insan müziksiz toplum olur mu? Yaşam müziktir.

Savaşçı insan, savaşacak bir şey bulamıyorsa kendisine saldırır. Nietzsche

Çıkarsa Türkiye'den çıkar, Bozkırları düşün.

Dünyanın neresinde olursanız olun, zordur yalnızlık.

Dünya'nın klasik müzik pazarı 57. sokaktan yönetiliyor.

Benim derdim hep en iyi konserimi vermek olmuştur. Her konsere bu havayla çıkarım gerisi Allah Kerim.

Yurtdışına eksiklerimizi değil, fazlalıklarımızı göstermek zorundayız.

Kötü çalmaktan korktuğun zaman müziğe saygı duyuyorsun demektir. Oysa tutku ve saygı farklı şeylerdir.

20.yy parayla kültürün boşandığı yüzyıldır.

Bizim orkestralarımız var olmak zorunda oldukları ve var olmak istedikleri için vardırlar.

İnsanın tek başına inadıdır.Bir şeyi gerçekleştirmek kendi istediği şekilde yapmak.

Halen do majörden dünyanın en güzel bestesi bestelenebilir. Schönberg




17 Şubat 2016 Çarşamba

Recep İhsan Eliaçık - Mülk Yazıları

Ankara'da bomba patladığını dün akşam eve giderken öğrendim. Sesim telefonda 3-4 saniye kesildi.
Yutkundum, konuyu değiştirdim.

İhsan Eliaçık, son yıllarda öne çıkan daha doğrusu ana akım medyayla işi olmadan twitter gibi sosyal

ağlarla, uydu televizyonculuğunun gelişmesiyle kendini gösterme imkanı olmuştur.

Fikirlerine katılmak katılmamak size kalmış, alternatif düşüncenin şiddette başvurmadan tartışılmasından yanayım.

Kitaba dönersek, öncelikle dilden başlayalım. Ben kitapları dilin ağırlığı, anlatımın yoğunluğuna göre

3 kademeye ayırıyorum.

1. kademe : ağır : Cortazar 'ın kitaplarına bir göz atın. İlerlemez. Gözünüzü kaçırın, paragrafı baştan okursunuz. Hikaye olduğu halde.

2. kademe: orta : Orwell, Mccullers kitapları yavaşta olsa ilerler. Dikkatiniz yoksa bile devam eder.

3. kademe : hafif : İhsan Eliçak 'ın kitapları. Fikir, düşünce olarak yoğun olabilir, edebi dil ve anlatım olarak zayıf. Bence profesyonel takviye alabilir. Cümleleri atlaya atlaya okuyun bir şey kaybetmezsiniz.

Kitabın içeriğine dönersek, isminden de anlaşılacağı gibi mülk edinme kavramını ayetlerle, hadislerle açıklayan fikir dünyanızı çeşitlendirecek bir kitap. İhsan Eliaçık, teorisini bu kitapla güzelce açıklıyor, bir de ekonomi manifestosu bekliyorum. Uygulama kısmı. Gerçek sayılar, gerçek öneriler.
Ne yapmalıyız, ne yaparsak kapitalizme yumruk atmış oluruz?

Bir de kitabın son makalesinde korkudan bahseder, korkularımızın kaynaklarından, işin özünden.
Sırf o makale için kitap okunur.

Alıntılar

Herkesin eşitliğini hatırlayın.

Öyleyse yarın için kaygılanmayın, yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter.

Çünkü insanın çabasından başka hakkı yoktur.

Sanatlar ancak takipçilerinin fazla oluşuyla iyileşir ve ilerler. İbn Haldun

Üç kadim korkunun pençesinde kıvranan insan. ( ekonomik, politik, onkolojik )

Mülk Yazıları

Recep İhsan Eliaçık

İnşa Yayınları

396 sayfa.



11 Şubat 2016 Perşembe

Paul Klee - Modern Sanat Üzerine Eleştirisi

Yoğun geçen iki ayın ardından bugünle zirve yapıp yoğunluğu bir nebze olsun atlattım gibi. Gece

üçte lodosla uyandım. Yarım saat uyuyamadım. İnce bir duştan sonra kendime geldim.

Vücut kendini uykuya hazırlayıp duşun etkisi geçsin diye dün akşam Tünel Kırmız kedi kitapçısından

kardeşimin tavsiyesi üzerine ünlü ressam  Paul Klee'nin Modern Sanat Üzerine kitabını okudum.

Paul Klee'nin bir sergi öncesi konuşma metninden derlenmiş. Ufuk açıcı. Özellikle sanatla ilgilenen

veya hayatında estetik kaygısı güden arkadaşlar.

Altıkırkbeş yayınları da bana bir türlü sempatik gelmedi. Nedenini bilemiyorum. Ama baskı kalitesi,

kapak güzel, çeviri orta, az da olsa imla hatası var.

Alıntılar

Sanatçının konumu alçakgönüllüktür. Ve dallarda ki güzellik ona ait değildir. O sadece bir kanaldır.

Bir insan ancak kendi nesnel tutkularını bilir.

Tesadüfen bir resimden tanıdık bir yüz çıktığında ona büyük bir haz verir. (  hüznün yüzü )

Şu andaki biçimi bakımından bu dünya mümkün olan tek dünya değildir.

Kendi yolunu sonuna kadar izlemeyen sanatçı küstahtır.

Yaşamı bayağılıktan çıkarıp yükselmesine yardımcı olan sanat gerçekliktir.

Araştırmayı sürdürmeliyiz
bütünü değil parçaları bulduk.
henüz nihai güçten yoksunuz çünkü

Kendisini korumak adına hiçbir zaman alçalması ( Paul Klee )

Paul Klee

 Modern Sanat Üzerine

çeviri: Kaan Çaydanlı

Altıkırkbeş yayın

62 sayfa






1 Şubat 2016 Pazartesi

Aris Nalcı - Paramazlar

Paramazlar, evrensel basım yayından çıkmış tarihi bir kitap anı-biyografi diye not düşülmüş.

Anı sanki daha yakın bir tür gibi geldi bana

Paramazlar, Beyazıt'da 20 dar ağacı, Kasım 'de ilk baskısı yapılmış. Çeviren Aris Nalcı'dan imzalı aldığım bir kitap. Sıcak, sıcak taze simit denir ya öyle.
08.11.2015 tarihinde  babama hediye aldığım bir kitap.
Ve Aris Nalcı imzası şöyle:
En büyük önyargılarımızı kıracak en küçük cümlelerdir.

Kitap beş bölümden oluşuyor.

Çevirisi gayet hoş olmuş. Yalnız 4. bölümde yer alan hınçak parti nizamnamesi osmanlı türkçesiyle

yazılmış. Anlaşılması zor.

Son olarak siyasi görüşümü bu blogda paylaşmak istemiyorum öyle bir amacım yok fakat iki cümle etmeden de geçemeyeceğim.

Hınçak partisinin gerçek, reel yapmış olduğu siyasi faaliyetleriyle parti tüzüğünde yazanlar ne derece

uyum gösterir.Objektif bir kaynak bulunursa incelenmeli. Barış tüm dünyayı sarar umarım.

Alıntılar

İştah mı? Hapsolmuş birinde mi?

Anayasa Türkiye'si, siyasi ve kamusal olarak geniş bir çalışma alanı açıyordu.

Şu fani dünyada anlayamadık bir türlü neyin lanet, neyin kutsal olduğunu.

Gelecek kendi kurumlarını kuran sınıflara aittir. Vandelvart
ve kendi kurumlarını yaratma heyecanı olan milletlere aittir gelecek.

Adaletin olmadığı yerde her türlü sadakat sahtedir.

Hayatın amacı insanın yükselişi ve kusursuz mutluluğu.

Ben çalışan kollarla işim olsun istiyorum,hayatın mutluluğun kaynağı onlardır.

Paramazlar
Beyazt'da 20 dar ağacı

derleyen: Yetvart Çopuryan
çeviri: Aris Nalcı

evrensel basım yayın

174 sayfa








29 Ocak 2016 Cuma

Jacques Ranciere - Cahil Hoca eleştrisi

Cahil Hoca öncelikle çok güzel bir kapağa sahip, estetik. İnternette gezerken rastlamıştım. Metis yayınlarından çıkan ağır bir düşünce kitabı. Öyle inceliğine filan bakmayın. Topu topu 137 sayfa olmasına rağmen dopdolu bir kitap.

Yalnızca tek dezavantajı çeviri biraz sorunlu olmuş. Kitap akmıyor. Beyin düşük cümleleri düzelteyim anlayalım derken bir sayfayı okumak beş dakikayı buluyor. Sayfanın sonuna gelindiğinde başı unutuluyor.

Bir de kişisel gelişim kitabı gibi bir şey düşünmeyi, böyle armut piş ağzıma düş şeklinde bilgiler yok.
Okuyucu kendini geliştirip, düşünüp, anlayıp, uygulamalı.

İşin açıkçası kitap bana çok şey kattı. Herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Hatta belirli aralıklarla tekrar tekrar okunup, hayatının, yaşamının muhasebesi yapılmalı.

Alıntılar

Özgürleştirmeksizin eğiten aptallaştırır.

başarmak için tek gereken istemektir.

post hoc, ergo propter hoc : böyle olunca böyledir.

istedik mi kendi arzumuzun gerilimiyle veya durum icabı, açıklayan bir hoca olmaksızın bir hoca olmaksızın kendi başımıza öğrenebilirdi.

bir zekanın başka bir zekayla tabi kılındığı yerde aptallaşma vardır.

size öğretecek hiçbir şeyim olmadığını öğretmek zorundayım.

bir şey öğren ve geriye kalan her şeyi şu ilke uyarınca onunla ilişkilendir. " bütün insanların zekaları eşittir."

Hoca ve öğrenci, tavşan kaç, tazı tut oynar.

unutmak problem değildir.

ilim sahibi olduğumuzu hakikati bildiğimizi veya bir dahiye dönüştüğümüzü söyleyecek değilizdir. Ama zihinsel düzlemde bir insanın yapabileceği her şeyi yapabileceğimizi biliriz.

zekayı çalıştırmaya yetecek ama tembelleştirmeyecek kadar gizlice.

cahil hocanın öğrencisinden istemesi gereken şey, dersine dikkatli bir şekilde çalışmasını kanıtlamasıdır.

başkasını özgürleştirmesi için öncelikle insanın kendisini özgürleştirmesi gerekir.

ne olduğuna dair bilinçse onu kendisinden başka bir şey yapmaya sevk eder.

halkı aptallaştıran öğrenimsizlik değil, zekasının aşağı olduğuna duyduğu inançtır.

doğaçlama yapmayı öğrenmek her şeyden önce kendini yenmektir.

hakikat bilmeyen araştırır ve bu yolda çok şey çıkar karşısına.

tek hata şudur, kanılarımızı hakikat sanmak.

dikkat zeka için çok önemli.

irade seçme merci olmaktan önce, hareket etme, kendini harekete geçirme eyleminde olma kudretidir.

zihnin ilk günahı, acele değil, dalgınlık ve dikkatsizliktir.

bıkıp usanmadan çalışmak.

bir birey ne isterse yapabilir, diye ilan eder evrensel eğitim.

yeniden yapmak ( rastlantıları artırmak ) ve kötü koşulları başarı fırsatlarına dönüştürmek.

zekamızın marifeti bilmekten ziyade yapmaktır.

Amaç büyük ressamlar değil, bende ressamım diyen özgür bireyler yetiştirmek.

tembellik bedenin uyuşukluğu değil, kendi kudretini küçük gören bir zihnin giriştiği edinimdir.

kendimizi adadığımız üzücü durum bizi zincirlemekten başka ne yapabilir.

bireyler gerçek varlıklardır, toplumlar kurmaca.

eşitsiz bir toplumda eşit insanlar olunduğunu öğretmek gerekiyor.

bir arayın hakikati hele bulamayacaksınız, kapısını çalın size açmayacaktır, ama bu arayış öğrenmenize yardımcı olandır, o çeşmeden vazgeçebilirsiniz, ama içmeye çalışmaktan hiç vazgeçmeyin.

Jacques Ranciere

Çeviri: Savaş Kılıç

Cahil Hoca

Zihinsel Özgürleşme Üzerine Beş Ders

Metis yayıncılık

137 sayfa





22 Ocak 2016 Cuma

Paul Griffiths - Batı Müziğinin Kısa Tarihi

Kış vakti yapılacak şeylerden biri de kitap okumak.

Kitap okumanın son zamanlarda hakkını verdiğimi düşünüyorum.

Yine kütüphane'de dolaşırken müzikle ilgili kitapları bitirmek aklıma geldiği için, birazda ismine

takılıp Batı Müziğinin Kısa Tarihi adlı kitabı aldım.

Bir önceki yazımda yine müzik tarihiyle ilgiliydi. Biraz tarihe yoğunlaştım sanırım.

Paul Griffiths in yazdığı Batı Müziğinin Kısa Tarihi bence gerçekten çok faydalı bir kitap.

Hatta kitabın sonundaki okuma ve dinleme listesi gerçekten çok hoşuma gitti.

Kitabı okumadan önce o dinleti listesini hazırda tutup bir yandan okuyup, bir yandan dinlemek çok

zevkli ve öğretici olacağı düşüncesindeyim.

İş bankası yayınlardan çıkan kitap, renkli kapağıyla dikkat çekmekte.

Umarım bu tip yayınlar artarak devam eder.

Alıntılar

Bir bestecinin değeri giriş melodisinde değil, gidişindedir.

Antik yunanda müzik terimi diğer sanat dallarını içerirdi.

Zaman içerisinde ilerledikçe müzik yaşamlarımıza benzeyebilir.

M.Ö. 2500 yılında müzisyen kavramı oluşmaya başlamıştır.

1500lü yıllarda çalgı topluluklarına senfoni kelimesi kullanılmaya başlamıştır.

Dans müziğe yön vermiştir.

Rousseau içi temel ölçüt müziğin doğaya yakın olmasıydı.

Dönemler başlamaz veya sona ermez evre evre birbirinin içine girer.


Batı Müziğinin Kısa Tarihi

Paul Griffiths

Çeviri: M. Halim Spatar

Türkiye İşbankası Kültür Yayınları

248 Sayfa










21 Ocak 2016 Perşembe

Curt Sachs - Kısa Dünya Musikisi Tarihi

Müzik yayınlarına devam ediyorum. Bu sefer ki kitap Kısa Musiki Tarihi.

İstanbul Orhan Kemal halk kütüphanesinden aldığım bir kitap.

Laf aramızda baya bir müzik arşivini kullandım.

Kısa Dünya Musikisi Tarihi, mi eğitim basım evinden çıkmış. 1965 baskısı.

ilk baskının 3000 kopyasından biri.

Kitabı elinize aldığınızda o nostaljik havayı çok net hissedebiliyorsunuz.

Kitapla ilgili bende merak uyandıran, müzik devrelerinin çeşitliliği, günümüze

kadar gelen müzik süreçlerini 20. evreye ayırmış. Curt Sachs gibi önemli bir

müzik eleştirmeni kitabı yazmış. Çevirisi, İlhan Usmanbaş tarafından yapılmış.

Çok güzel bir çeviri.

Kitap şöyle başlıyor.

" Olayları sıralayan bir tarih yalnız neler olup bittiğini anlatma değeri taşır.

Oysa düşünen bir kafa bunların nasıl olup bittiğini, niçin olup bittiğini de öğrenmek ister. James Westfall Thompson"

Alıntılar

Şarkı çalgıdan öncedir.

Din dışı müzik m.s. 1000'den sonra çıkmıştır.

1100-1200 lerde çalgı çalan en az sekiz on çalgı bilmeliydi.

Basel yönetimi 1406 yılında sokak çalgıcıların pantolaon giymesini yasaklamıştır.

Gotik musikisi hesap üzerine kurulmuştur.

Halk konserleri 1700 lü yıllarda başladı.

Süsleme klavyeli çalgılar için önemlidir.

Kısa Dünya Musikisi Tarihi

Curt Sachs

İlhan Usmanbaş

Milli Eğitim Basımevi

251 sayfa