iletişim yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iletişim yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2021 Cumartesi

İhsan Oktay Anar - Puslu Kıtalar Atlası

Haklı bir üne sahip Puslu kıtalar atlası'nı sonunda okuyabildim. Olay örgüsü çok hoş. Dili gayet iyi. Kitabın baskı kalitesi yakışır şekilde. Kapak çok hoş. Tam anlamıyla güzel bir kitap.

Okumayanlara sindirerek okumasını tavsiye edebilirim. Yanında türkçe sözlük app si açık oldu mu dah keyif alınacağını düşünüyorum. :)

Alıntılar

Çünkü burası sultandan çok paranın hükmünün geçtiği galataydı. ( 30 )

Macera ise büyük bir ibadettir. ( 55 )

Dünyadan ve onun bin bir halinden korkma. ( 55 )

Adına dünya denilen kitabı oku. ( 55 )

İnsanların korktuğu tek şey öğrenmektir. ( 90 )

Gücün kendisinin ölüm olduğunu da senden böylece öğrendim. ( 217 )

İhsan Oktay Anar

Puslu Kıtalar Atlası

iletişim yayınları

238 sayfa


26 Nisan 2017 Çarşamba

Şerif Mardin - Türk Modernleşmesi

Bu sefer bir değişilik yapayım dedim ve yazdığım bir kitap raporunu burada paylamak istedim. Belki formatı bundan sonra böyle yaparım. Tam karar veremedim.

Şerif Mardin / Türk Modernleşmesi

Hazırlayan: Ahmet Gezer


Türk sosyolog Şerif Mardin' in makalelerinden derlenen Türk Moderleşmesi adlı kitap. İlk baskısı 1991 yılında yapılmıştır. Benim okuduğum kitap 1997 yılında 5. baskısıdır. İletişim yayınlarından çıkmıştır.

Şerif Mardin Türk modernleşmesi farklı boyutlardan ele alıp incelemeye çalışştır. Çok yönlülük söz konusudur. 50 farklı konu üzerinden değerlendirme yapmıştır. Bazı konular modern kavramıyla doğrudan ilişkili iken bazıları dolaylıdır. Fikir vermesi, düşünce dünyamızı genişletmesi bakımından önemlidir.

Kitabın temel amacı bu konular persperktifinde Türk Modernleşmesini anlatmaya, örneklerle açıklamaya çalışmaktır.

Bir okur olarak değerlendirdiğimde Şerif Mardin'in difüzyonist bakışısına sahip olduğu izlenimine ulaştım. Şimdiki kültürel gelişmelerin kaynağının Osmanlı'dan itibaren hatta yeri geldiğinde Moğol'dan itibaren çekip günümüze uyarlaması sebep olmuştur.

Türk modernizmini açıklarken işlediği farklı konuların başında batıcılık gelmektedir. Osmanlı Devletinden modernleşme çabalarını ele almış. Tanzimat fermanın üzerinde durmuştur. Osmanlı Devleti'nin modernleşirken kendi çıkarlarını koruyamamaı tebanın tepkisine yol açmıştır. (Mardin,1991,12) Bunun yanında tanzimat fermanının getirdiği yenilikler ev hayatına kadar yansıştır. (Mardin,1991,13) Bu da yavaş yavaş yenilik kavramının tebalarda vuku bulması, Osmanlı Devleti için farklı bir devrin başladığını ortaya koymaktadır.

Toplumların eğitim, teknoloji, siyaset, hukuk, iktisat, sanat ve dine ilişkin sorunlarını çözdükleri kendilerine özgü yola, o toplumun kültürü denir. (Mardin,1991,21) Literatürde bulunan başka bir kültür tanımı. Kültürün problem çözme üzerindeki etkisi üzerinde durmuştur.

Bu kültür tanımını yapılmasıyla birlikte ona takiben bir toplumu oluşturan insanlar için insanların veya bir grup insanın ideal olarak benimsedikleri sistemden gerçek davranışları çıkarılamaz.(Mardin,1991,24) görüşüyle bireyselliğin üzerinde durmuş. İlerki makalalerde söz edeceği kültür içinde kaybolan insandan bahsetmiştir. Davranışlarındaki belirsizlik göz ardı edilmemesi gereken bir husustur.

Moderleşmeyi merkezi olmakla ilişkilendirmiştir. Modernleşme, toplumların aynı zamanda gittikçe farklılaştıkları ve merkezileştikleri bir süreçtir.(Mardin,1991,25) Merkezleşmenin Osmanlı gibi birçok ulustan meydana gelen devletlerde probleme sebebiyet verdiği çıkarılabilir.

Batıda ki moderleşmenin Osmanlı Devleti'nde neden daha uzun sürdüğünü üç inkilaba indirgemiş. Ayanlık, pazar ve sanayi inkilaplarına başlamıştır. Toplum kanaat önderi, aydınların olmayışı, üretilen ürünlerin ülke sınırları içinde bile zor satılması söz konusuyken yurtdışı pazarına ulaşılamaması. Sanayi inkilabının yok denecek kadar az olmas?.(Mardin,1991,28)

Kapitalizmin ana malzemesi kapitalin Osmanlı Devleti'nde farklı yollardan el değiştirmesi. Bir onur kaynağı gibi hediyeleşilmesi örneğiyle. Kapitalin pazardışı fonksiyonu.(Mardin,1991,29)

Kapitalizmin getirdiği tüketim kavramı o zamanlar pek ahlaki sayılmazdı. Onun için kapitalizme entegrasyon geç olmuştur. Bu da modernizm ilişkilerini etkilemiştir. (Mardin,1991,46)

Kapitalizmi var eden güvenlik jandarma zoruyla sağlanamamış. İletişim yeterince gelişmemiş. Ekonomide genel olarak homojen bir yapı sağlanamıştır. Gelir dağılımı hesaplanamamıştır.(Mardin,1991,196,203,213,238)

Diğer bir batı entegrasyonu sorunu günlük uygulamalarda gelmektedir. Belli normlara uymak hem Osmanlı yönetiminin işini zorlaştırmakta, hem de halkın işini zorlaştırmaktadır. Bu olay günümüzde de geçerlidir. Avrupa birliği normalarına uymak günlük hayatta zorluklara yol açmaktadır. Anlık zorluk gelecekteki refahın önüne geçmektedir. (Mardin,1991,66)

Günümüzde de önemli olan Gender konusu üzerinde durup, kadının toplumdaki yeri ile ilgili olumlu gelişmelerin yine toplumda belirsizliker yol açtığını söylemektedir. (Mardin,1991,74)

Bu bilgileri nasıl edinildiği hakkında bilgi vermektedir. Çünkü tanzimat ferman? 19. yy.da gerçeklemiştir. Mevcut sosyolojik çalışmalar olmadığı için dönemin belli başlı romanlarından öykülerinden yola çıkmaktadır. İlişkiler kurmaktadır. Roman kahramanlarının tutumu üzerinden sosyolojik çıkarımlar yapılmaktadır.

Tüm bu tanzimat fermanının günlük gelişmelerine karşın düşünce ikliminde farklılıklar yaşanmaktadır. Devlet ve din kardeşliği olduğunu ve bunun islam coğrafyasındaki hiçbir ülkede bu denli ilerlemediği üzerinde durulmuştur. Yani din önemlidir. Devletin bu derece önemli olmas?, (ikiz kardeş benzetmesi yapmıştır) moğollardan gelen bir kültür olduğu düşüncesidir.(Mardin,1991,82)

Teknik gelişmelerden biri olan matbanın bulunması o güne kadar hakim olan bilgi hiyerarşini kırmıştır. Dede-evlat, hoca-talebe, pir-mürid, padişah- kul ilişkisini yerine kitap almıştır. (Mardin,1991,85) Bu gelişme de tüm toplum dengelerini yerinden oynatmıştır. Bilgiye ulaşma şekliyle birlikte, bilginin güvernirliği, nesnelliği de değişmiştir. Çünkü ulemanın o zamanki eğitim durumu kötüdür. (Mardin,1991,149) Matbanın bulunmasıyla baskı maliyetleri 25 kat düşştür. Bilgi yaygınlaşştır. Matbaa belli zaman kapalı kalsada yeniden aktif hale gelmiştir.

Tanzimat fermanı toplumda kırılmayı daha da arttırıp. Müslüman tebanın üstünlüğünü elinden alıp tüm tebaları eşit duruma getirmiştir. Ticarette daha ileri olan diğer tebalar için bu iyilik getirse bile müslüman tebayı daha da geri atmıştır. Toplumsal ilişkiler yeniden şekillenmiştir. Osmanlı tebalarının birbirlerine bakışları değişmiştir.(Mardin,1991,87)

Bu dönemde islam felsefesi, mahalli kültür, milli kültür, yeni osmanlıcılık, panislamizm gibi kavramlar üzerinde durulmuştur. (Mardin,1991,93) Bu akımların temsilcileri kitleleri etkilemiştir.
Bu konulari içinde pek milliyetçilik yoktur. Daha doğrusu devlet tarafından pek desteklenmemiştir. Çok ulus yapılı Osmanlı Devleti için pek uygun görülmemiştir. Bu görüşleri şekillendiren akımlar, yeni osmanlıcılar, jöntürkler yurtdışıyla devamlı bağlantılı olup Batı modelleri hakkında tebaları devamlı yönlendirmişlerdir.(Mardin,1991,101)

Bu gelişmeler karşında çıkan isyanları şöyle dile getiriyor. İsyanların taraftarlarını çoğaltmanın alışagelmiş bir yolu, çarşı pazarışkırtmaktı. Bu kışkırtmanın yeniçeri veya ulema tarafından yürürlüğe konması mümkündü. (Mardin,1991,115) Bu tip olaylar yeniçeri ocağının kapanmasının sebeplerinden olmuştur.

Batı medeniyetlerinden alınan bu kurallar, yenilikler onların kültürüne uygundu. Zamanla entegre olmuşlardı. Dolayısıyla bu zorlanma beklenen bir sonuçtu. Bununla birlikte bireyselcilik ne kadar batı ise kolkeltivizimde o kadar Osmanlı'ydı.(Mardin,1991,122)

Kanunlar hazırlanırken yukardaki husus dikkat edilse de pek umursanmadığı noktalarda olmuştu. Ticari kanun ve ceza kanunu hazırlanırken müslüman ve diğer tebalar göz önünde tutulmuş. Davalar görürken uygun sistem seçilmiştir. Hepsi için farklı bir kanun, yaptırım vardır. Örneğin şerri hukuk istendiğinde ona göre işlem yapılmıştır. Bu ikilik yaratmıştır. Çünkü yeniliklerin ithal ediliği toplumlarda bu tp düzenlemeler yoktu. Mecelle anlayışı ile orta yolun bulunmasışünülümüştür ama iki kutup arasında kalan mecelle çok zorlanmıştır.(Mardin,1991,138)

Tüm bu modernleşmeyi ele aldığımızda ekonomik gelişmeler olmadı desek yeridir. Oluşturulmaya çalışılan kültürün aksamasına yol açmaktadır.

Kültür oluşmasında Türk dilinin sadeleşmesine verilen önem, halk edebiyatının parlaması önem kazanmış olsa da bu zamandan 19. yy.görünüşünde eksikliklerin olduğu ortadadır.İbrahim Şinasi'nin çabaları sözkonusudur. Latin harflerine geçiş bile teklif edilmiştir. (Mardin,1991, 173)

Bu kültür çalışmalarında iletişim gazete ile sağlanmış. Gazetenin özerkliğinin olumlu etkileri olmuştur. Bürokrasi ve teba birbirini tanımış. Birbirinin farkında olmuştur. (Mardin,1991,146)

Siyasi gelişmelerde muhalefet yönetime katılmak istemiştir. Farklı sesler söz konusudur. Fakat bunlar bölücülükle suçlanmıştır. Devletin bekası problemi vardır. Günümüz tartışmalarında da bu tip ifadeler hala yer almakta.

Türkiye'nin kendini resmen moderleşme ve batılılaşmaya adadığı tarihten bugüne yüzotuz yıl geçmesine rağmen süreç beklenenden çok daha yavaş işlemiştir. (Mardin,1991,179)

Günümüze biraz daha yaklaşıldığında 1960'larda gençlik olayları kontrol edilememiş. Silahlanma ve şiddete başvurma artmıştır. (Mardin,1991,255)

K
ırsal şehir ayrımı artmış. Kırsalın şehirleşmesi beklenirken şehir kırsallaşştır. (Mardin,1991,276)

İnsanlar modern cemiyete bağlanacakları bir yakınlık hissedecekleri mercileri bulamadıkları için ümitsizlikten dolayı kendilerini totaliter hokkabazların sembol oyunlarına kaptırıyorlar.(Mardin,1991,305)

Bireyin rahat karar vermesi demokrasiye sağlıklı katılımı için sosyoleşmesi önemlidir. Halkın birlikte zaman geçirmesi, sorumluluk alması. Faydalı olması. Tekdüzelikten kurtulması gerekir. Çünkü benlik problemine giren kişinin kolayca poh pohlanıp kandırılması söz konusudur.(Mardin,1991,307)

Çözümü ise ; Ferdi içinde yaşadığı cemiyetin küçük birimlerinden itibaren büyüklerine doğru iştirak ettirmek elzemdir.(Mardin,1991,335)

KAYNAKÇA

MARDİN, Ş. (2005) Türk Modernleşmesi, İletişim Yayınevi, İlk baskı 2001.

362 sayfa.















5 Ağustos 2016 Cuma

Jorge Luis Borges - Düşsel Varlıklar Kitabı

Hayallerin imkansızlığı acı mı mutluluk mu verir?

Bilmem ama yaşam için su gibi bir şey. Düşlemek, Hayal kurmak.

Jorge Luis Borges' in düşsel varlıklar kitabı da insanın hayallerine referans olacak bir kitap. Önsözde

dediği gibi kitabı rastgele açarak, sıraya bağlı kalmadan öğüdüne uyarak okumadım. Tek tek,

alfabetik sıraya sıraya göre düzenlenmiş hayal kahramanları, ( çoğu korkunç ) bilinç dünyamdaki yerlerini aldılar.

Geceleri artık daha korkunç değil, Daha hayal dolu diyebilirim. Daha dolu dolu.

İnsanoğlunun ulaştığı bu derin hayal gücü birikimine şaşmamak elde değil. Bende o bilgi havuzunda yer almak isterim.

Bu kitapla reel dünyamın sınırlarını açıp, tinsel, düşsel dünyama bir köprü edindim. O köprüyü hiç bozmam umarım.

Alıntılar

Ateş evren dahil düzenin temel maddesidir.

Yoğunluk, karanlık, edilgenlik, çift sayılar, ve soğuk : ying
Büyüme, aydınlık etkenlik, tek sayılar ve sıcak: yang

Maymunlar isteseler konuşabilecekler, ama insanlar onları çalışmaya zorlamasınlar diye konuşmamayı seçerler. Descartes

La Velve: Kıllı Hayvan

urd ( geçmiş ) - vervandi ( şimdiki ) - skuid ( gelecek ) : iskandinav mitolojisi

Remora: oyalama, latince

Sekiz: Japonyada uğurlu sayıdır.

Sonunda yol boyunca çektikleri acıların imbiğinden geçerek arınan otuz kuş, Simurg' un yaşadığı yüce dağa erişir. Simurg gözlerinin önünde artık bakarlar ve karşılarında duran Simurg'un kendilerini
olduğunu anlarlar, Simurg her biridir ve hepsidir.

Doppelginger: bir başkasına benzeyen

Tanrıyı ararken kendisine rastlayan bir adamın hikayesi.

Başlangıcım sonumdadır. ( yunan mitolojisi )

Jorge Luis Borges

Düşsel varlıklar kitabı

iletişim yayıncılık

285 sayfa



26 Şubat 2015 Perşembe

onur caymaz - iki film birden eleştirisi

geldi bahar ayları, gevşedi gönül yayları.

mevsimleri incelediğimizde incelemeye de gerek yok, hissettiğimizde, her günün farklı bir hikaye olduğunu görebiliriz. yağmur, kar, soğuk, sıcak, rüzgar, güneş, bulut.

bu sene güzel kış oldu. memleketim istanbulda. barajlar doldu, toprak bereketlendi, varsa.

kışın uzun sürmesi kuşlara pek yaramaz gibi gelir. aç kalır yavrucaklar. bahara çıkabilen populasyonların mevcutları azalmıştır.

kışı en çok bitkiler ve durumu iyi olanlar sever. bitkilerin can suyudur kış. hele bir de yağışlı geçtiyse. bahara hazırlık. durumu iyi olan için faktörleri şu an saymak istemiyorum.

bugün kış ertesi sabahların ilklerinden biri, evden çıktım, hoşçakal anne, betonlaştırdığımız bahçenin üzerinden yürüyorum, çamur olmasın diye harçlanmış, yine de çamur olur.

o betonlaşmış bahçenin üzerinde betonu çatlatıp, açmaya çalışan sümbül. inatçı denemez. sadece hasbelkader dünyaya gelmiş. madem öyle yaşayayım diyor. sümbül enerjisi bana yeter bugün ü de atlattık.
onur caymaz ın iki film birden hikaye kitabıyla yazdıklarımın ne alakası var demeyin, içimden geldi.

iki film birden yazarın insiyatifi. iki uzun hikayenin yer aldığı kitap. betimlemeleri severim boğmayanını. bu işte öyle bir kitap.

iki film birdenin ilk perdesinde onur caymaz şiiri hikayesinden daha iyi diye düşünmüştüm. son perde de hikayesinin güzelliği şiirini geçti. tek huzursuzluğum, onur caymaz, yazar isminin son sayfada geçmesi.

bir de ferhat a noldu?

yaşayan yazar okuyunca kafalarda oluşan soruların bir gün cevabını bulacağı ümidi doğuyor.

beklenti.

son olarak bir türlü yazıyı bitiremesem de, yazarları yaşarken destekleyin gibi cümleler kurmayacağım, kitapları alın, okuyun, tartışın gibi cümleler.

diyeceğim siz kendiniz için okuyun, alın, verin, tartışın.

zaten yazar, sümbül gibi beton deler.

alıntılar

*insan bir savaş meydanı ne çok ölü kalıyor arkamızda.

*kimseye hiçbir şey için suç bulamıyorum artık ben.

*oysa özgürlük paraydı.

*bilinçsizce tutulmuş sınıfsal hesabı yatakta görmek.

*ben unutulmuş çocuklardan muhsin, size aşığım.

*zenginler temsil edilmekten hoşlanır.

*bizse paranın hakim olmadığı dünya için savaşmıştık.

*hırsızdan korkulmayan evler.

onur caymaz

gökyüzü sineması
iki film birden

iletişim yayınları

240 sayfa