Sel Yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sel Yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2022 Salı

Ahu Antmen - 20. Yüzyıl Batı Sanatında Akımlar

 Üniversitenin Sanat tarihi 2 dersinde tavsiye edilmiştir. Batı sanatında akımlardan bahseden bu kitap. Ağırlıklı olarak resim sanatı üzerinden gitmektedir. Görsel sanatlar kısmına da az da olsa girmiştir. Fakat müzik kitapta neredeyse yok gibidir. Dolayısıyla konu seçiminiz önemli.

Ayrıca kitap sanatçıları özne konumuna koymuştur. Sanatçıların akımlar hakkındaki düşünceleri zamanın kaynaklarıyla örneklenmiştir. 

Resimle ilgilenenler için bence güzel bir kaynak. Sanat akımlarını hap gibi bilgi niteliğinde aktarıyor. Tabi yüzeysel fakat yüzeyselliğin verdiği derli toplu olma özelliği var.

Kitabın sonundaki kullanılan kaynaklar ve öneri okuma listesi ise teşekküre değer.

Alıntılar

Klasik ve romantikçilerin özünde idealist olması başka bir deyişle sanatçının gördüğünün değil, zihninde canlandırdığının sanata aktarımıdır. ( 12 )

Yaşayan sanatı yapmak hedefim budur. 

Sanat hakikati en azından önümüze hakikat diye konan şeyi fark etmemizi sağlayan yoldur. ( 57 )

İnsanlığa borcunuz kahramanlar yaratmaktır. ( 66 )

İzlenimcilik, bitmemişlik duygusu ve gözün tamamlaması

Sanatta zamanın dörtte üçü ruhun durumunu düşünmekle geçer, o halde büyük ve kalıcı işler yapabilmek için insan kendine iyi bakmalıdır. ( 31 )

Mutlu insanlar hayatın yalnızca hoş taraflarını biliyorlar, onlar için yaşamak şarkı söylemek ve sevmekten ibaret. ( 31 )

Yalnızca çalışmak var, çalışma hazzı var. ( 39 )

Yiyecek hayattan, giysi bedenden daha değerli olabilir. ( 42 )

Antik sanat yapıtları günümüzde pratik işlevleri açısından değil, somut sanatsal güçlerinin keyfine varabilmemiz için müzelere konup korunur. 

Yaşamaya değmeyecek bir yaşamdan kaçış olan sanat olmaz olsun. ( 109 )

Kendi yaşamını, işini ve üretimini düzenlemiş kişi gerçek bir sanatçıdır. ( 109 )

Yalnızca eğitimle sanat yapmak mümkün değildir. ( 117 )

Gerçeküstücülük sıradan nesneleri işlevlerinden soyutlayarak gizem katar. ( 135 )

Bir insanın açken bir parça ekmeği hayvan gibi parçalanmasına yol açan dürtüden daha güçlü bir dürtü olmalıdır. ( 139 )

Sanatçının sürekli çalışarak elde ettiği en büyük kazanım gerektiği zaman mucize yaratabileceğine dair inancıdır. ( 156 )

pop, reklam estetiğidir. ( 161 )

popüler kültür güzel sanatların mit yaratma potansiyelini elinden almıştır. ( 164 )

Sanatçı entellektuel ressam ya da yazar rolünü bir kenara bırakarak yeniden algılamaya duyumsamaya nefes almayı, yürümeyi , kendini yeniden yaratmayı öğrenen kişidir. ( 215 )

Çelişki sanatın ana temasıdır. ( 269 )

Varlık/ yokluk olgularının günümüzde yalnızca maddiyatla ölçülmesinin anlamını sorgulatmıştır. ( 281 )

Mutlu olmak her şeyden daha önemlidir. ( 286 )

20. Yüzyıl Batı Sanatında Akımlar

Ahu Antmen

Sel Yayıncılık

300 sayfa






31 Aralık 2017 Pazar

John Steinback - inci

2017 biterken, takvimler 2018 e hazırlanır. Yazarkasalar, faturalar, telefonlar, pcler, 2018 için hazır.
Tabiat, doğa için pek önemli değil, güneş doğar, batar, yeniden doğar.
Benimse içimde bir kıpırtı, gelen giden seneler, zamansızlık üzerine düşünceler. Kafam karışık sanırım, 1 ocak arefesi.
2017 de 40 kitap okumalıyım demiştim, oldu. Bu 40.
John Steinback, inci. Tomris Uyar çevirisiyle.
Önsöz efsane, hikaye efsane. Tutkulu.
Ne inciymiş be dedirtiyor!
Kim bilir şu hayatta nasıl incilerimiz var, Allah muhafaza!
Çok güzel bir kitap, hikaye, çeviri. Umarım fırsatını bulan okur.
2017 iyi kötü bitti, bereket versin. 2018 hayırlı, uğurlu olsun.
Selamlar, sevgiler.
Alıntılar
Bir şeyi çok istemek iyi değildir. Ayarında istemeyi bilmeli kişi. (28)
Kasaba koloni halinde yaşayan bir hayvan gibidir. ( 31)
İnsan asla doymak bilmek nedir bilmez  denir, oysa en önemli yeteneği elindekiyle yetinmesidir. ( 35)

İnci
John Steinbeck
Tomris Uyar
Sel yayıncılık
101 sayfa.

19 Mart 2017 Pazar

J. G. Ballard - Öteki Dünya

Geçen senelerde aldığım bir kitap. Tüketim dünyası üzerine. Büyük alışveriş merkezlerini açık bir tahlili. Kapağı çok güzel alışverişi temsil eden yürüyen merdivenli.

Sel yayıncılığı seviyorum. Güzel kitapları var. Serileri çok güzel. Kapak tasarımları, dizgisi, fontu çok hoş. Rahat kitaplar.

Bana gelince kitap bir çırpıda okundu sayılır. Otobüste, metroda, evde. Kahraman sayısı Dostoyevskilerin ki gibi olmasa bile kafa karıştırıcı cinsten. Olaydan kopmamanız gerekir. Yazar öyle anlatmış ki alışveriş merkezinde geziyorsunuz, barikata omuz veriyorsunuz filan. Olayın içindesiniz.

J. G. Ballard' ın diğer kitabı da okunabilir. Sıraya aldım. Bakalım.

Alıntılar

Derin tüketici huzurumu bozacak bir şey olmuştu.

Bittiğini sandığım yolculukların bittiği çok enderdir.

Surrey'in insanları hiç isyan çıkarmaz. Çok daha kibar ve çok daha tehlikelidirler.

Bizim gerçek bir toplumumuz vardı, yazarkasalardan oluşan bir toplum değildik sadece.

Bir değer taşıyan tek şeyin, poşetlere koyulabilecek şeyler olduğunu sayıyorlar.

Burası veba bölgesi tüketicilik dene bir veba bu.

Futbolu toplumun son şiddet umudu olarak kutluyorlardı.

Polisler şiddet satıyor.

Nereye gidersen git başka türlü bir can sıkıntısından başka bir şey bulamayacaksın.

Tüketicilik bir şey satın almanın çok ötesinde bir şeydir.

Modernizm bize kendimize güvenmemeyi ve kendimizden hoşlanmamayı öğretir.

Tüketicilik insanları denetime almak için bugüne kadar bulunmuş en büyük araçtır.

Tüketicilik, bizim onlara nefes alsın diye verdiğimiz havadır.

Tüketici faşizmi kendi ideolojini bulur.

Alışveriş merkezlerinin halkı yalanları tercih ediyordu, çünkü yalanlara suç ortaklığı yapmışlardı.

Çalışmak insanı özgürleştirir.

Tüketicilik ricat üzerine kuruludur.

Öteki Dünya
J. G. Ballard
çeviri: Süha Sertabiboğlu
Sel Yayıncılık
292 sayfa.






27 Şubat 2017 Pazartesi

Jörg Fauser - Hammadde

Alman yeraltı edebiyatının  yazarlarından biri olan Jörg Fauser' in hammadde adlı kitabını okudum. Bu kitabı okuyana kadar yeraltı edebiyatına biraz mesafeli duruyordum. Kullanılan dilden zaten günlük hayatta bıkmıştım. Kitaplarda da bunu görmek benim için cazip gelmiyordu. Ama bir yandan da merakım üst seviyede. Kitabı aldım ve bir çırpıda okudum. Böyle okuyacağımı tahmin ediyordum fakat yeraltı edebiyatını bu kadar beğeneceğim aklıma gelmemişti.

Belki hikayenin bir kısmının İstanbul ve Almanya' da geçmesi beni etkiledi. Beni kurgunun içine çekti. Sonuç olarak çok iyi bir deneyimdi.

Kitabı bitirdikten sonra Jörg Fauser' i Türkiye' de hakkında yazılmış yazıları filan araştırayım dedim. Ses yok, görüntü yok. Çok ilginç gerçekten.

Sel Yayıncılık' tan cesur bir hareket :)

Kitap sonundaki eleştirilere baktığımda gördüm ki Jörg Fauser' in en beğenilen kitabı.


Alıntılar

İnsanların hayatta bir şeyler başarması gerektiği oldukça küçük yaşta kafalarına sokulmuştu.

Devrim, insanın önce kendi içinde kendi için, bulaşık yıkar ya da sıçarkende yapmak zorunda olduğu bir şeydir.

İnsan bilincinin en yükse aşaması?

Bir gün bu toplum onlara hak ettiği yeri elbet verecektir.

Güzel bir yazdı ve önümüzdeki yazlar daha da güzel olacaktı.

Metinler bilinçte yeni alanlar açmalı. Yoksa neden yazılsın?

Egemen klikler, topları kendi aralarında nihai olarak paylaşmışlardı. Sağcılar ticareti, Solcular kültürü.

Aynı seminer, aynı görüşler, aynı hayat.

Kaybedecek hiçbir şeyin kalmamasının başka bir adıdır özgürlük.

C' est la vie : Hayat Böyle

Balkanlar Viyana' dan başlar.

Unutma seni doğuran memleketini/ Unuttu mu memleketin seni/ kalırsın yapayalnız

Bir şeye ihtiyacınız olduğunuzda asla zamanınız olmazdı.

Ama tükürmeyip yuttuğu nefretin, insanı kanser yaptığı söyleniyordu.

Adamı adam yapan şey sorumluluktur.

Çelik gibi dayanacaksın.

Biz başarısızlar burada oturmuş başkasının mülkiyetini koruyorduk, en azsa kendimizi koruyabiliyorduk.

Bütün çatıların altında yazılmayı bekleyen hikayeler yaşıyordu.

Hepimizin kendi Meksika' mıza ihtiyacı vardı.

Bir çatlak vardı ve çatlakta bir ot bitmişti. Madem öyle diye düşündüm sende ayağa kalkabilirsin.

Hedef aşırı cüretkar olduğunda bir an için bile olsa insanın kendisine inanması gerekir yoksa bütün zahmetin ne anlamı var.

İnsanın herhangi bir şey yaparak normal bir yaşam sürerken, bir yandan da bir kaç ölümsüz eser ortaya koyabileceği düşüncesindeyim.

İnsan hayatta bir şeyler başarmak istiyorsa öğrenmek zorunda.

Hammadde
Jörg Fauser
Çeviri: Levent Konca
Sel Yayıncılık
287 sayfa.





22 Şubat 2017 Çarşamba

John Steinbeck - Kaygılarımızın Kışı

Şubat biterken okumaları hızlandırdım. Arabamı otoparka değil, risk alarak evimin önüne bıraktım. Risk dediğime bakmayın, kaskolu. Araba evin önünde yatar dururken ben toplu taşımayı kullandım. O durak senin bu durak benim derken kitaplar su gibi bitti.

John Steinbeck Kaygılarımızın Kışı 'nı da yarı taşınma esnasında, yarı evde uzanırken, yarı ders aralarında 1,5 yaptı :). Oranı siz ayarlayın artık. Okudum.

Kitap beni çok etkiledi. Günlük hayatımı roman yapıp yazasım geldi. Tezgahtarın hayatı. Biz. Bizler.

John Steinbeck' in anlatım dilini kendime çok uygun, yatkın buluyorum. Sanki ben anlatıyorum. Ben yazdım da kontrol ediyorum imlayı gibi. İmla demişken Sel yayıncılık sevdiğim bir yayın evidir fakat çok imla hatası vardı. Dizinde de problem vardı.

Ama okunmasına engel değil tabi. Okunmalı, tavsiye edilmeli.

Alıntılar

Bir gün, dolu dolu bir gün, sadece bir değil, birçok şeydir.

Ama bu para hizmet de ediyor durup bekleyerek.

Gelecek ayın buzdolabı taksitinden öteyi düşünemiyorum.

Aptalca davranmak düzenli tempoyu bozmak taze bir başlangıç sunuyor.

Hiçbir insan diğer insanları gerçekten anlayamaz.

Hayatım boyunca kaç kişiye bakıp da göremedim acaba.

Herhangi bir başarı için cesaret şarttır.

Yalnızca yaşamak bile yararlı olmak demektir.

Kimsenin nasihat istediği yok, herkes onaylanma derdinde.

Fakirlikte haset duyan, zenginlikte bir züppeye dönüşebilir.

Beni korkutan ümitsiz bir mutsuzluk, paranın getirdiği telaş, himayecilik ve haset.

Kendi hayatlarını bir poker eli gibi oynayan insanlar.

Fazla eminseniz genelde yanılıyorsunuz demektir.

Ars est celare artem. Sanatı gizlemek de bir sanattır.

Şimdi kaygılarımızın kışı/ Bu york güneşiyle görkemli bir yaza dönüşüyor.

Çoğu insan %90 geçmiş, %7 şimdi, %3 geleceği düşünür.

Adama denilen şey çok yalnız bir yaratık.

Belki düşünecek vakit bulamamak,düşünmek istememek anlamına gelmektedir.

Güç ve başarı ahlakın üstündedir.

Sözcükler maytap misali peşpeşe birbirini ateşler.

İnsanların sana ne kadar az kafa yorduğunu bilseydin, hakkında ne düşündüğünü bu kadar takmazdın.

Kaygılarımızın Kışı
John Steinbeck
Çeviri: Berrak Göçer
Sel Yayıncılık
341 Sayfa.