Kolektif Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kolektif Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2019 Cumartesi

Neil Turok -İçimizdeki Evren

Beyoğlu Tünel'den hızlıca çıktım. Mevsim olarak tünelin sıcaklığı ve dışarısının sıcaklığı çok yakın. Kolektif kitabı fazla aramadan buldum. Eski bina. Klasik Beyoğlu binası. 3. kata çıktım. Kapıyı vurmamla açmaları bir oldu. Sıcak karşıladılar. Ortam da maddi, manevi sıcak. Güzel tasarım. Kitabımı fazla aramadan buldum. Daha sonra şöyle hızlıca rafa göz attım, ilk dikkatimi çeken "İçimizdeki Evren" kitabını da aldım. Çarçabuk, hevesle okudum. Fizik, kuantum üzerine okumuş, az çok aşina olmak şart.

Alıntılar

Bilim ve insanlığımız bir paranın iki yüzü gibidir. Var oluş için bize tanınan fırsatın hakkını verebilmesini sağlayan araçlardır. ( 10 )

İyi bir fikir dünyayı değiştirmeye yetebilir. ( 13 )

Rastlantısal mutasyonun bir sonucu mu yoksa yaşamı bambaşka  bir şeye taşıyacak yeni bir evrensel aşamayı başlatacak olanlar mı? ( 13 )

Sebat aydınlamaya götürür. ( 50 )

Bilim her şeyden öte insani bir faaliyettir. Hayat denen bu müthiş armağanın nimetlerinden faydalanmanın yoludur. ( 52 )

Kuantum belirsizliği büyük cisimlerin konum veya hızları söz konusu olduğunda yalnızca çok ufak bir belirsizliği temsil eder. ( 77 )

Kuantum fiziğinin bize öğrettiği kelimenin tam anlamıyla hayali bir gerçeklikte yaşadığımızdır. ( 92 )

Biz etkisiz bir izleyici değiliz. ( 159 )

Tamamen kendi yarattığımız ekonomik ve siyasi krizin peşindeyiz. ( 189 )

Analog doğamız digital bir akışa sığdırılıyor. ( 190 )

Biz sahip olduğumuz bilgiyi ve sevgiyi artırdıkça çok daha fazlasını başarabiliriz. ( 212 )


İçimizdeki Evren
Neil Turok
Kolektif Kitap
250 Sayfa.
Ahmet Gezer

24 Mayıs 2019 Cuma

Gonca Girgin - 9/8'lik Roman Dansı

Bu yazı 2018-2019 yılı bahar dönemi derslerinden Türkiye Müzik Kültürleri'nin final ödevi
için 2019 Mayıs ayında hazırlanmıştır. Konusu Gonca Girgin'in 9/8'lik Roman Dansı – Kültür
Kimlik Dönüşüm ve Yeniden İnşa adlı kitabının derslerde işlediğimiz başlıklarla birlikte
incelenmesidir. Bunu yaparken de temel referans Mehmet Şişman' ın " Kitap Eleştrisi " ve Yunus
Alhan, Asena Kamet Usluadam, Merve Ünal' ın hazırladığı " Akademik Kitap İncelemesi Hazırlama
Rehberi " başlıklı yazıdan faydalandım.

9/8'lik Roman Dansı

Kültür, Kimlik, Dönüşüm ve Yeniden İnşa

Gonca Girgin
Kolektif Kitap, İstanbul
Mayıs, 2015
Birinci Baskı

312 sayfa ( giriş 6, esas metin 277, kaynaklar 17 )

25TL
ISBN:978-605-5029-41-8

" Bu kitapta, kimliksel temsillerin belki de en dikkat çeken tarafı olan etnik kimlik
meselesinde yeni bir tartışma ortamı yaratmak temel amaçlarımdan biri." ( Girgin, 2015, 11 ) Yazar
kitap boyunca Çingene etnik kimliğinin kültürel kodları üzerinden tartışma yürütmektedir.
Dolayısıyla bir etnik ispattan ziyade kültürel kimlik ilişkisi üzerinde durmuştur. " ... Kültürel
kimliğin 'etnisite' kelimesiyle içine girilen, üretilen, yapılandırılan, çerçevelenen ve şekillenen
yapısının dinamiklerini anlayabilmek. " ( Girgin, 2015, 12 ) Kitap başlığının ve içeriğin uyumu
vardır. Dönüşüm ve yeniden inşa örneklerinin üzerinde durmuştur.
Gonca Girgin bu kitabı 2012 yılında doktora tezinde işlemiştir. Daha sonra kitaplaştırmıştır.
Kitap okuma dilinin rahat olmasıyla, bu konuya ilgili okurlara yönelik olmakla birlikte akademik
araştırma yapan kişilere de kaynak olabilecek niteliktedir.
Yazar kitabı yazarken hedeflediği amaçları tutturmuştur. Değişik tartışma zeminlerini
örneklerle ve kuramlarla açıklamıştır. Saha araştırmasından örnekleri de yine konuyla ilgili yerlere
serpiştirmiştir.
Gonca Girgin'in bu kitabı, sosyal bilimler içerisinde yer alan etnomüzikoloji ve
etnokareografi alanındadır. Sahaya inip alan araştırması yapmıştır. Bu alanda edindiği bilgileri
sosyal bilimler kuramlarıyla açıklama yoluna gitmiştir.
"Benim için biraz duygusal bir etnografi hikayesiydi bu çalışma, çünkü veriler ve analizler
peşinde yitirdiğim zaman içinde mahaller de yitiriliyor, kültürler dağılıyordu. " ( Girgin, 2015, 10 )
Yazarın araştırma yaptığı mahaller de politik gelişmeler sebebli kültürel ve mekansal değişimler

yaşanıyordu. Buna içerden bakan bir göz olarak duygusallık yaşıyordu.
Bu tespitleri yaparken araç olarak dans ve müzikten yaralanmıştır. " Bu süreçte hem tarihsel
dönemi hem de günceli anlamak için oldukça verimli ortamlar yaratan dansa yoğunlaştım."
(Girgin, 2015, 11)
Kullandığı yöntem ve metodlarlar ise " Bu kitabın temel verilerini oluşturan alan
araştırmaları, tikel gözlemlere dayalı olay etnografileri ve bütünsel gözlemlere dayalı alan
etnografileri zemininde ... kültürel düzeyler bağlamında ele alındı. " şekilde belirtmektedir. (Girgin,
2015, 21)
Aslında yazar metnin genelinde etnografik araştırma ve kültür ilişkisinden bahseder.
" Etnografik araştırma kültürel bilginin izini sürer." (Girgin, 2015, 21) Yaptığı işi de şöyle
açıklıyor." Çoğunlukla katılımcı gözlem metdou ve yaparak öğrenme tekniğiyle gerçekleştirdiğim
olay etnografileri Çingene - Roman mahallelerindeki düğün, nişan ve kına gecesi kutlamalarını
içeriyor... Bütünsel alan etnografileriyse herhangi bir kutlama olayına odaklanmaksızın genel
gözlemlere dayanıyor... Analizlerde anlamları kültürel yapıyla ilişki üzerinden açıklamak." (Girgin,
2015, 22)
Tüm bu işlere başlarken toplumda alan araştırması yapmak için gerekenleri düşünüyordu.
" Tanıdık bulma gerekliliğinin farkındaydım; yaklaşık on aylık bir zamanda bir taraftan literatür
taraması yapıyor, bir taraftan da tanıdıklara ulaşmaya çalışıyordum. " (Girgin, 2015, 23)
Ayrıca riskler de mevcuttu. Örneğin alan araştırmalarında rastlanan grupla özdeşleme riski
yaşanıyordu. " Araştırmacı statüsünden yavaşça 'mahallenin kızı' na dönüşmesi de durumu açıklar
niteliktedir. "(Girgin, 2015, 23) Ayrıca diğer bir risk " İçeriden biri gibi oldukça, dışarıdan bakınca
görülebilen detaylar yavaş yavaş kaybolmaya ve yerelin ruhu bu defa benim için içselleşmeye
başlıyordu." vardı. (Girgin, 2015, 24) Çözümünü ise yazar şöyle bulmuştu. " Ne kadar içeriden biri
olunursa eş zamanlı olarak bir o kadar da dışarıya çıkmak gerekiyordu. Neyse ki bir müddet sonra
kendimi bir yandan davetli ve mahallenin kızı, diğer yandan da araştırmacı gibi hissedebilme
kontrolüne ulaşabildim. " (Girgin, 2015, 24)
Yazar bu araştırmayı yaparken siyasi olarak "Roman Açılımı" gibi süreçler. Toplu konutlara
taşınma gibi konular araştırmayla doğrudan ilgilidir. Kitabın başlarken adlı kısmında bu süreçler
anlatılıyor.
Kitapta ele alınan konu ise gayet güncel ve aslında yanı başımızda hatta günlük hayatımızla
doğrudan ilişkilendirebileceğimiz görünür bir konudur. Yazar bu konuyu betimsel şekilde
anlatmadır. Örneklerle ve tarihsel alıntılarla anlatımı kuvvetlendirmektedir.
Kitap 9 bölümden oluşmaktadır. Başlarken kısmında, kitabı yazarken uyguladığı
yöntemlerinden ve yazama sürecindeki kültürel durumdan bahsetmiştir. Teşekkür kısmında kitaba
ve çalışma hayatına katkısı olan kişilere teşekkürlerini sunmuştur. Çingene kimliğine dans pratikleri

üzerinden baktığı bir bölüm vardır. Expriri kültürel kimlik, yani deneyimle kazanılan kültürel
kimlik adlı bölümde, sadece kişinin etnisite bakımında aidiyetliği değil, yaşanmışlık olması
gerekliliği bakımından ele almıştır. Yazar bunu kendisi eklemiştir. ( Girgin, 2015, 39 ) Dans'ın
popülerleşmesi bölümünde ise Türkiye'de ve Dünya'da çingene müziğinin popülerleşmesi, yerel
müziklerin önplana çıkması gibi kavramlar tartışılmıştır. Bunu tetikleyici etkinin müzik endüstrisi
olduğundan da bahsedilmiştir. Diğer bir bölüm, tarihsel süreçte beden temsillerinde ise roman
dansının tarihsel aşamaları, kökleri, benzerlikleri gibi konuların olup olmadığını tartışmıştır.
Alıntının bol olduğu bir bölümdür. Seçkinleştirilmiş tür bölümünde dansın dönüşümünden,
devamlılığından ve yeniden inşasından bahsedilmektedir. Daha çok kitabın çıkarımlarının yapıldığı
bölümdür. Roman dansını şemalarla göstermiştir. Çıkan sonuçları yorumlamıştır. Sembolleri
tartışmıştır. Sonsöz kısmındaysa anlattığı konuyu derleyip toplamıştır. Son olarak kaynakça kısmı
yer almıştır.
Kitabın temel fikri roman dansının müzik endüstrisi ve yaşanan politik gelişmelerle
dönüşmesi ve zaman zaman yeniden inşasıdır. Bu süreçte dansın yanında değişen bir kültür ve
toplumun da olmasıdır. Yazar bu görüşlerini sosyal bilimler kuramlarıyla desteklemiştir. Ayrıca
yazarın görüşleri yaptığı alan araştırması esnasında oluştuğu için herhangi bir ikilem
içermemektedir.
Kitabın sınırlılıkları ise yazar araştırmasını Ege ve Trakya bölgelerinde yapmıştır. Mekansal
bir sınırlılık söz konusudur. Ayrıca tüm çingene mahallelerinde değil belli mahallerdeki alan
araştırması söz konusudur. Diğer bir nokta metinsel olmasının verdiği sınırdır. Sonuçta elinde
birçok görsel, metinsel, işitsel malzeme vardır. Bunları yazıya geçirmek bir sınır oluşturmaktadır.
Kitabın güçlü yanları; ele aldığı konuları örneğin etnisite konusunu teorilerle beslemiştir. Bu
konuda eksik olan ek kaynak okumasıyla daha detaylı bilgiye ve anlatılmak istenene ulaşabilir. Alan
araştırması yapması güçlü yanıdır, anlattığı konunun doğrudan aktarıcısıdır. Zayıf yanları ise
elindeki etnografi notlarına yeterince yer vermemiştir. Görseli anlatırken kullandığı grafikler ve dil
teoriktir. Ayrıca araştırmacıların yoğunlukta faydalanacağı bu kitapta indeks oluşturmamıştır.
Yazarın kullandığı kaynaklar doğrudan içerikle ilgilidir. Bu konuya ilgi duyan veya
dağarcığını genişletmek isteyen başvurabilir.
Kitabın dili resmi bir dildir. Resmi dilden kast ettiğim ciddi bir dil vardır. Başlarken bölümü
ve diğer bölümler arasındaki fark açık bir şekilde bellidir. Başlarken kısmı daha samimi dile
sahiptir.
Yazar roman, çingene, etniste, etnografi, experiri gibi anlattığı konuyla ilgili kelimeleri açık
şekilde örneklerle anlatmıştır. Ayrıca kitapta örnek resimler, grafikler mevcuttur. Film afişleri,
ansiklopedi örneği, bu çalışma için çizilen grafikler vardır. Bu da anlatım dilini görsel olarak
canlandırmaya katkı da bulunmuştur. Ancak çizilen grafikleri anlatırken kullanılan dilin anlaşılması

kolay değildir. Çok teorik kalmıştır ve 42 sayfa süren görseller kitapta bütünlüğü zedelemiştir. Fakat
yazar zaman zaman teorik dile kaçsa da genel olarak anlaşılır bir dil kullanmıştır.
Yazarın özgeçmişe baktığımda konuyla doğrudan ilgili eğitim almıştır. Alan araştırması,
kültürel teoriler üzerine çalışmıştır. Roman toplumu özelinde ise kendisini İzmit çingesi olarak
tanıtmış. ( Girgin, 2015, 323 ) Babasının kökeninden bahsetmiştir. Yine roman dansı konusunda
yurtiçi ve yurtdışı atölyeler düzenlemiştir. Ayrıca özgeçmiş olarak bu konuyu incelemesinde iyi
referansları vardır. Benzer konularda da makaleleri vardır. Örneğin Ahırkapı romanları hakkında.
Şunu da unutmamak gerekir ki yine özgeçmişinde görülen aktivist kimliği, kitabın satır aralarında
hissedilebilmektedir.
Sonuç olarak bu alana yaptığı en önemli katkı ' experiri ' ifadesinin etnik kimliklere bakışa
eklenmesidir. Yani etnik kelimesine bakış için etnik gruba aidiyette deneyimi önplana
çıkarmaktadır. Özellikle mekansal sınırları geniş olan etnik gruplarda konu incelenirken deneyim
önplana çıkar. Çünkü farklı mekanlardaki aynı etnik gruplar kendilerine aynı kimliği söyleyebilir.
Çingene gibi. Fakat hepsinin deneyimi incelenen konuya göre farklılık gösterir. Bunu gözden
kaçırmamak gerekir. Malatya Çingesi, Edirne Çingenesi, Sulukule Çingenesi hepsinin 9/8 Roman
dansına bakışı farklıdır.
Yazarın daha önceden çıkan iki konusu bir nota yazım yöntemi, diğeri ise roman kültürüdür.
Bu yazı roman kültürü yazılarının bir koludur. Bu kitap bir dönüşüm hikayesi olduğu için dönüşüm
devam etmektedir. Kitap seri halinde ileryen zamanlarda Hobsbawmn'ın kitapları gibi zamansal
sınıflanmış şekilde raflarda görebiliriz.

Kaynaklar
GİRGİN Gonca, 2015, 9/8 Roman Dansı Kültür, Kimlik, Dönüşüm ve Yeniden İnşa, İstanbul,
Kolektif Kitap
ŞİŞMAN Mehmet, 2005, Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi Dergisi, Kitap Eleştirisi, Ankara,
Pegem Yayıncılık
ALHAN Yunus, USLUADAM Asena Kamer, ÜNAL Merve, 2014, Hukuk Kuramı Dergisi,
Akademik Kitap İncelemesi Hazırlama Rehberi,Eskişehir


Ahmet Gezer

3 Mayıs 2017 Çarşamba

Yuval Noah Harari - Hayvanlardan Tanrılara Sapiens

2017 yılının Mayıs ayı, mevsim normalleri sayılır, aşırı sıcak, aşırı soğuklar sayılmazsa. Biraz yağmur eksik sadece. Bir kere dolu yağdı. Meyvelerin çiçekleri ağaçlarda. Verim yüksek bekleniyor. Trafik hep yoğun İstanbul'da. Konser sezonun içinde son bir ay. Ramazan ayına 25 gün civarı kaldı. Ekonomi zayıf, dolar az da olsa gevşedi.

Bugünler hakkında kısa notlar yazdım. Kitaba geçebilirim. Son günlerin popüler kitabı, bestsellerlardan. Sapiens , hayvanlardan tanrılara. Yazarı Yuval Noah Harari.

Uzun zamandır okumayı düşünüyordum, Fırsat bulup hemen başladım. 1 haftada bitti. Hoş bir kitap. Methiyeler düzmektense biraz eleştirel cümleler kuracağım. Başlayalım.

İnsanlar kendi kurduğu sistemlere inanarak birliktelik sağlar. Hayata tutunur. Bir kurmacaya inanırlar. Kitabın ileri ki bölümlerinde buna şu soruyla devam ediyor. Hayali düzene cevabın nedir? Hayali gerçeklik yalan değildir. ( Harari, 2015, 21)

Sapiens yayılımcı politika sürmüştür. Diğer insanımsı türleri yok etmiştir. Bu teoriye alternatif ırkların karıştığı teorisi de vardır. Fakat ortak görüş Sapiens'in hırçınlığıdır. Sapien'in gezgin grupları hayvan krallığının ürettiği en yıkıcı gruptur. ( Harari, 2015, 73)

Göbeklitepe hakkında çok az görüşlerini dile getiren Harari, bence kitabın en önemli eksikliğini oluşturmuş. Kendi eliyle. Bu yazının bulunduğu bölüme İlahi Dokunuş demiş. Fakat sözü yok.
Aslında direk bağlantılı, insanlık tarihini anlatan bu kitabın Göbeklitepe'yi görmemezlikten gelmesi tuhaf. Bilimsel ama pek de bilimsel değilmiş, cümlesi tüm kitap boyunca kafamda durdu. ( Harari, 2015, 102)

Etki edemeyeceği şeylere endişelenmeye gerek yoktur. Hele ki günümüzde aşırı bilgiye maruz kaldığımızı düşündüğümüzde mantıklı.

İnsanlık tarihi çok geniştir. Biz bir zerreyiz. Geriye baktığında kimlerin gelip geçtiği çok açık. Tarih çok az insanın bir şey yaptığı geri kalanlarının da tarla sürdüğü veya su kovaları taşıdığı bir yerdir. ( Harari, 2015, 119)

Özgürlüğün tanımı üzerine cümleler hep beni etkiler. Bilinmezlik içeriyor gerçekten. Etrafımızdaki hapishane duvarlarını yıkıp özgürlüğe koştuğumuzda aslında daha büyük bir hapishanenin geniş bahçesine doğru koşuyoruz. ( Harari, 2015, 123)

Kitabın bir kısmında Futboldan bahsediyor. Evrim olmadığını söylüyor. Niye ki her şey evrim. Her şey gelişiyor. Her şey geniş evrimin bir parçası. Futbolda öyle. Bilim insanlarının fare genleri ile oynaması da, ki ilerde bunu da evrimden saymayacak insanlığın evrime müdahalesi olarak görecek, hayır, resmin bütününe baktığımızda her şey evrim. Sadece evrim hızı tartışılabilir. ( Harari, 2015, 127)

Köleliğin kalkması hakkında diğer inceleme yaptığım (david graeber, antropolog - borç ) kitap, blogda görebilirsiniz. Farklı bir kölelik kalkma tanımı yapmıştır ve para konusunda da hariri'den farklı görüşler beyan etmiştir. ( Harari, 2015, 147)

Eğitim daha fazla eğitimi, cehalet daha fazla cehaleti doğurur. Katılmamak elde değil. Sonuçta hayat durağan değil, dinamiktir.

Son yılların öne çıkan konusu Gender kavramına da değinmiştir. Neredeyse bilinen tüm insan toplumlarının hepsinde önemli bir yere sahip olan cinsiyet hiyerarşisidir. ( Harari, 2015, 150)

Kültür konusunu değerlendirmiş. Milliyetçiliğin form değiştirmiş hali olduğundan bahsediyor. Katılmıyorum. Milliyetçiliğin kültür kavramına yanaşması, kültür milliyetçi yapmaz. Gözden kaçırmış gibi geldi. Yapay içgüdü ağına kültür denir.( Harari, 2015, 169,300) Cümlesinden sonra böyle düşünmesi ilginç.

Ekonomi kitabın orta bölümlerinde epey yer almış. Almalıydı. Para şu ana kadar yaratılmış en evrensel ve en etkili karşılıklı güven sistemidir.( Harari, 2015, ) Aslında ekonomi bilimi için başlangıcı özetleyen bir cümle.

İmparatorlukların sapiens'deki yansımaları ilerlemeci olmuş. İmparatorlukların kimi zaman kazanıp, kimi zaman kaybettiğinden bahsetmiş. Aldığı darbeyi hazmedip ayakta kalamayan bir imparatorluk zaten imparatorluk sayılmaz.

Kitabın sonlarına doğru insan psikolojisine girmiş. Eğer zihin keyifli ya da can sıkıcı bir şeyler yaşadığında bu olayları oldukları gibi kabul ederse o zaman acı doğurmaz. ( Harari, 2015, 226)

İnançlı bir komünist müslüman olamaz.( Harari, 2015, 229) Ne alakası var ki, hangi komünizm, hangi müslümanlık, komünizmin birçok çeşidi, müslüman inancının birçok ekolü var, hangisi? Veya hangilerini yazar biliyor? Neye göre bu genellemeler?

Genel olarak fena kitap değil, öğretici, ufuk açıcı fakat Göbeklitepe yaklaşımı fiyasko. Kültür tanımı gerçekten tuhaf. Komünizm bakışı bilimsel değil.

Evrim hakkında fikrim ise Sapiens, 70 Milyon yılda İnsana anca evrilmiştir. Şimdiki halimizi düşünmeyin. 5000 sene önce okuma yazmayan halimizi düşünün gelişim çok yavaş. 13 Milyar yılda , yani 185 kat gibi bir zaman aralığında taş veya toprak parçasından insan oluşması bana kısa gibi geldi. Aralıklarla müdahale söz konusu gibi.


Hayvanlardan Tanrılara
Sapiens
Yuval Noah Harari 
Kolektif Kitap
408 sayfa.























5 Mart 2017 Pazar

Ulaş Özdemir - Kimlik, Ritüel, Müzik İcrası

Sevgili Hocam Ulaş Özdemir' in kitabını bir-iki ay gecikmeli olsa da okuyabildim. Gerçi konferansına katılmıştım, kitabın bahsettiği genel hatları biliyordum. Bununla beraber detaylı okuma yapmam iyi oldu.

Kitap için en önemli eleştiri, Ulaş Özdemir yaptığı tez çalışmasını kitaplaştırmış ve kitabın geneline hakim olmayan tez dili ilk on sayfada var. Dolayısıyla okuyucu ilk om sayfada sıkılıp bırakabiliyor.

Bu çevreden gelen bir tepkiydi, haksız da değil.

Bence de biraz dili ağır olmasına karşın on sayfadan sonra dil yalınlaşıyor. Hele ki görüşmelere geldiğinde halk diline dönüyor.

Alevi kimliğini zakirlik çerçevesinde bakan güzel bir araştırma kitabı. Bilgilendirici. Az da olsa Alevi kültürüne giriyor.

Kolektif kitabı da beğendim. Özenilmiş.

Alıntılar

Daha çok kere öleceğim, çok kere dirileceğim. Hayattır bu, çok şey olacaktır.

Tarikatta insanları eğlendiren, şeriatta yol yürütemez.

Aşığın sözü, Kuran' ın özü.

Müzik, Ruha gıda, cana safa. Evliya çelebi.

Bireysel bir tecrübe olarak inanç, müziğin de eşlik ettiği ritüeller çevresinde toplumsal bir boyut kazanır.

İnsanlar kişisel kimliklerini yaşadıkları kimlik üzerinden inşa ederler.

Alevi öğretisi, sıkça sunulduğu gibi modern değil, tersine modern karşıtıdır.

Geleneksel Alevilik, inanç merkezlidir, modern Alevilik, kimlik merkezlidir.

Kimliğin bir insan hakkı olduğunu söyleyen küresel söylem.

Alevi kimliğinin inşasında etkili olan dinamiklerden biri göçtür.

Çok seslilik, yol bir sürek bin bir.

Hakk'ıl Yakin : Toplam Olmak

Her ne ararsan kendinde ara.

Zakir dedeyi tamamlar.

Kimlik, Ritüel, Müzik İcrası

İstanbul Cemevlerinde Zakirlik

Ulaş Özdemir

Kolektif Kitap

284 sayfa.